KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6628 E., 2010/12527 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.12.2008 tarih ve 2006/694 - 2008/780 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya reklamcılık konusunda hizmet vermek üzere sözlü olarak anlaştığını, bilbord kiralama işinin dava dışı MP Reklam Hizmetleri Turizm San ve Tic Ltd Şti. vasıtasıyla yapıldığını, dava dışı şirket tarafından müvekkiline 07.07.2006 tarihli 43.316.33 YTL bedelli fatura kesildiğini, faturanın altında yapılan işin Sırma markasının tanıtımına ilişkin olduğunun ve vade tarihinin 30.07.2006 olduğunun, geciken faturalar için vade farkı alınacağının belirtildiğini, müvekkili şirketin bu işle ilgili olarak alacağı olan ajans komisyonunu ekleyerek 03.07.2006 tarih ve 45.323.23 YTL bedelli faturayı kestiğini,
faturanın altında vade tarihinin 30.07.2006 olduğunun belirtildiğini, davalının fatura bedelini zamanında ödemediğini, bu nedenle müvekkilinin de dava dışı şirkete ödeme yapamadığını, bunun üzerine dava dışı şirketin müvekkiline 10.08.2006 tarihli 3.032.14 YTL vade farkı faturasını kestiğini, bu faturanın müvekkile ulaşmasından sonra davalıdan 15.8.2006 tarihinde üç adet toplam 69.021.05 YTL’lik çek alınıp aynı tarihte 43.697.82 YTL bedelli çekleri dava dışı şirkete ilettiğini, dava dışı şirketin ise çeklerde yazılı vadeleri göz önüne alarak 5.076.66 YTL bedelli vade farkı faturası kestiğini,
davalının borcunun zamanında ödemeyip temerrüde düşmesi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, BK’nun 101. maddesi uyarınca davalının temerrüdü nedeniyle müvekkilin uğradığı zararı karşılaması gerektiğini ileri sürerek, 8.108,80YTL alacağın faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından verilen hizmetin ücretinin ödendiğini, davacının aracı şirketin kestiği faturayı müvekkili şirkete ödetmek istediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davalı şirketin defterlerinin ise usulüne uygun tutulup sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, dava konusu alacağın dava dışı MP Reklam Hizmetleri Ltd Şti. tarafından davacı şirkete yönelik düzenlenmiş 10.08.2006 tarih ve 15.08.006 tarihli faturalardan kaynaklandığı, faturaların açıklama hanesinde “Vade farkı bedelidir” ibaresi bulunduğu, dava konusu alacağın bu faturalara dayanılarak belirlenmiş olan vade farkı tutarı olduğu,
taraflar arasındaki açık hesap ilişkisinde davacının davalıya kestiği faturaların ödendiği, aksine bir iddianın bulunmadığı, Yargıtay uygulamalarında olduğu gibi taraflar arasında vade farkının ödeneceği konusunda bir anlaşma olmamasına rağmen gönderilen vade farkı faturasına TTK’nun 23/maddesi uyarınca 8 gün içinde itiraz edilmemesinin sözleşmenin unsurlarından olan bedelin tek taraflı irade beyanı ile değiştirilmesi anlamına geldiğinden vade farkının istenmesinin hukuken mümkün olmadığı,
faturadaki gecikme halinde vade farkı alınacağına ilişkin kayda davalının itiraz etmemiş olmasının bunu kabul ettiği anlamına gelmeyeceği, vade farkı kaydı faturanın zorunlu unsuru olmayıp yasal sürede itiraz edilmemesi halinde fatura sözleşme olmadığı gibi itiraz edilmemiş olmasının faturaya sözleşme niteliği vermeyeceği gerekçesiyle davacının vade farkı alacağı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6628, K. 2010/12527, 6 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama