KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/674 E., 2010/11147 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Birleşen dava
- İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2006/481- 2007/97
Karar Metni
548 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.09.2008 tarih ve 2006/431 - 2008/483 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.11.2010 gününde davacılar avukatı Sema Bingöl geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı ... diğer davacı ... İnşaat Ltd.
Şti. vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekilleri, asil ve birleşen davalarda, müvekkillerinin ortağı bulunduğu davalı şirketin 30.05.2006 tarihli olağan genel kurul toplantısına davetin yetkisiz yönetim kurulu tarafından yapıldığını, fiil ehliyeti olmayan ortaklarca hisse devredildiğini, şirkette pay sahibi olmayan kişilerin yönetici seçildiğini, TTK'nun 377.maddesi uyarınca bilançonun görüşülmesi için bir ay sonra yapılan30.06.2006 tarihli genel kurul toplantısında alınan bilançonun onayı ve yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibrası kararlarının yasal olmadığını ileri sürerek,
asıl davada 30.05.2006 tarihli genel kurulda alınan 5, 6 ve 8 numaralı kararlar ile 30.06.2006 tarihli genel kurulda alınan 2 ve 3 numaralı kararların iptalini, şirkete kayyum tayinini, birleşen davada ise 30.05.2006 ve 30.06.2006 tarihli genel kurul toplantılarında alınan tüm kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl ve birleşen davaların reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu genel kurul toplantılarına çağırmaya yetkili yönetim kurulunun usulüne uygun teşekkül etmediği, zira yönetim kurulu üyelerinden Hayati ile Nurhan'ın davalı şirkette pay sahibi olmadığı, dolayısıyla bu kişilerin aldığı çağrı kararının ve yapılan genel kurul toplantılarında alınan kararların yok hükmünde olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve TTK.'nun 370. maddesi uyarınca davetsiz genel kurul toplantısı yapılabilmesi için pay sahiplerinden hiçbirinin toplantıya ve karar alınmasına itiraz etmemiş olmasının gerekmesine, itirazın gündemin yalnız bir veya birkaç maddesinin görüşülüp karara bağlanmasına karşı yapılmış bulunması halinde ise yalnız bu gündem maddeleri ile ilgili olarak genel kurulun ve alınan kararın yokluğunun söz konusu olmasına (Prof.
Dr. Erdoğan Moroğlu, Anonim Ortaklıkta Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, Beşinci Bası, 2009, s:103), dava konusu 30.06.2006 tarihli genel kurul toplantısında da sadece ertelenen bilanço, yönetim ve denetim kurulu raporlarının görüşülüp kabul edilmesine ve yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararlar alınmış olup, davacılar tarafından alınan tüm bu kararlara itiraz edilmiş bulunmasına, bu durumda da alınan tüm kararların yokluğunun söz konusu olmasına,
yine aynı genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyesi olan ...'in TTK.'nun 374. maddesine aykırı şekilde kendi ibrası için oy kullanması ve anılan kişinin oyunun hesaba dahil edilmemesi halinde yönetim kurulunun ibrası isteminin gerçekte reddedilmiş sayılmasının gerekmesi karşısında, dava konusu 30.06.2006 tarihli genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerinin ibrası için alınan kararın bu nedenle de yok hükmünde olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/674, K. 2010/11147, 2 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama