KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/7177 E., 2011/6283 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
600 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.03.2009 tarih ve 2008/79-2009/61 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 24.05.2011 gününde davacı avukatı ..... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalılar vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 29.12.2005 tarihinde gerçekleştirdiği “CHOCOLATE WORLD” ibareli marka tescil başvurusunun davalı şirketin “CHOCOLATE WORLD" ibareli unvan ve markasına dayalı olarak diğer davalı nezdinde yapmış olduğu itiraza karşı itirazının en son YİDK.tarafından reddediliğini, oysa davalı şirketin gıda maddesi üreticisi ve Türkiye'de tescilinin bulunmadığını ileri sürerek, YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE.vekili, davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, Belçika’da mukim olup CHOCOLATE WORLD N.V. ticaret unvanını taşıyan davalının CHOCOLATE WORLD ibareli işaretinin Türkiye’ de tescilinin bulunmadığı, fakat 7. sınıftaki çikolata ürünlerinin üretimi için gerekli makineler, 8. sınıftaki el ile çikolata üretiminde kullanılan diğer araç ve aletler ve 21. sınıftaki çikolata üretiminde kullanılan kalıplar ürünleri için 23.07.1986 tarihinde Belçika, Hollanda ve Lüksemburg ülkelerini içerecek şekilde menşe ülke Benelüx bölgesel tescilinin yapıldığı, bu tescil esas alınarak 21.02.1990 tarihinde WİPO nezdinde uluslar arası tescilinin gerçekleştirildiği,
ayrıca uluslararası tescilden yararlanılarak dünyanın değişik bölgelerindeki 60’ dan fazla ülkede tescil olunduğu, davacının marka tescil başvurusunun kapsamında bulunan 30. sınıfın 14. alt grubundaki "çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata ve şekerle kaplanmış ürünler, çikolata esaslı içecekler” emtialarının, davalının markalarının kapsamında bulunan" çikolata üretimine mahsus makine alet ve kalıplar” ürünleri ile aynı olmasa da aynı tür olarak nitelendirilmelerinin zorunlu olduğu,
2005 yılı Nisan ayından başlamak üzere 8 ay gibi bir süre devam eden, davacı ile davalı yabancı şirketin, CHOCOLATE WORLD markalı çikolata üretiminde kullanılan makineler ve diğer araç gereç ile kalıplar ürünlerinin alış verişi konusunda ticarî bir ilişki içerisinde olduklarının anlaşıldığı, davacının bu ürünleri kendi yahut kendisi ile aynı gruba ait işletmelerinde kullanması sonucu etkilemediği,
davalı şirket ile 556 sayılı KHK’ nin tanımladığı manada temsilcilik olarak nitelendirilebilecek bir şekilde ticarî ilişki içerisinde bulunan davacının, bu ilişkinin devam ettiği zaman zarfında, CHOCOLATE WORLD ibaresini, aynı tür mallar için, hem de davalının yazım biçimi ile aynı biçimde adına marka olarak tescil ettirmesi, Paris Sözleşmesinin 6. mükerrer 6, 556 sayılı KHK’ nin 8 ve 11. maddelerine aykırı bulunduğu, davalı tarafın CHOCOLATE WORLD ibareli markasını davacının başvuru tarihinden evvel kullandığı,
davalının temelde haksız rekabet hükümlerine göre Türkiye’ de de bizzat davacı ile gerçekleşen ticarî ilişkisinde kullandığı CHOCOLATE WORLD ibareli markasının, aynı tür ürünler için davacı tarafından tesciline itiraz etme hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp,değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı ile davalı şirket arasında 2005 yılı Nisan ayından başlayıp 8 ay devam eden ticari ilişki mahkemece ticari mümessillik veya temsilcilik olarak kabul edilmesi somut olay bakımından doğru değil ise de, esasen taraf emtialarının benzer tür olmasına ve 556 sayılı KHK.nın 8/5 nci maddesi hükmü koşullarının davalı yararına oluşmuş bulunmasına nazaran davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7177, K. 2011/6283, 24 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama