KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/7304 E., 2010/1149 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.05.2008 tarih ve 2006/39-2008/265 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili şirketin davalı şirketin acentesi olduğunu, prim borcu olduğu iddiası ile davalı şirket tarafından poliçe düzenlenmesinin engellendiğini, gerçekte ödendiği halde poliçe primlerinin ödenmediği iddiası ile müşterilerine ihtarlar gönderilerek müvekkilinin itibarının zedelendiğini, bir süre sonra acentelik sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, davalı şirketin bölge müdürü ve yardımcısı olan diğer davalıların ise müvekkili ...’ya ticari hayatının bitirileceğine ilişkin sözler söylediklerini bu nedenle müvekkillerinin maddi ve manevi zararının bulunduğunu ileri sürerek, 5.000 YTL maddi ve 50.000 YTL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı şirketin tahsil ettiği primleri süresinde ve usulüne uygun yatırmadığını, yatırılan primin hangi poliçeye ilişkin olduğunun belirtilmediğini, bu nedenle acentelik sözleşmesinin haklı gerekçe ile feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin prim borçlarını süresinde ve düzenli olarak ödemediği, bu nedenle davalı şirketin acentelik sözleşmesini feshetmesinde haklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7304, K. 2010/1149, 2 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama