KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/7394 E., 2011/569 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bergama 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.10.2008 tarih ve 2007/382 - 2008/232 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ...'in davalı bankadan kredi kullanabilmek için Ak Sigorta A.Ş ile hayat sigorta poliçesi imzalandığını, müvekkillerinin murisinin 16.04.2007 tarihinde vefat etmesinden sonra davalı banka yetkililerinin kendileri ile bağlantı kurarak kredi borcun sigortadan karşılanması için eksik belgeleri istediklerini, daha sonra da ihtar göndererek murisin hayat sigortası bulunmadığından borcu ödemelerini istediğini ve müvekkilleri borcu ödemeyince icra takibi başlatıldığını, kredi borcunun hayat sigorta poliçesi kapsamında sigorta şirketinden alınması gerektiğini ileri sürerek, müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hayat sigorta poliçesinin başlangıç tarihinin 07.04.2006, bitiş tarihinin ise 07.04.2007 olup poliçenin 1 yıl için düzenlendiğini, davacıların murisinin 16.04.2007 tarihinde vefat ettiğini, murisin ölüm tarihinde hayat sigortasının bulunmadığını, davacıların borçtan sorumlu olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların murisinin krediyi kullandığı sırada teminat olarak yaptırdığı hayat sigortasının süresinin 07.04.2007 tarihinde sona erdiği ve yenilenmediği, murisin ölüm tarihi olan 16.04.2007 tarihinde hayat sigortası bulunmadığı, ödenmeyen kredi borcunun hayat sigortasından karşılanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7394, K. 2011/569, 24 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama