KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/7434 E., 2010/8917 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.03.2009 tarih ve 2008/243 - 2009/82 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Altınışık” ibaresini 1989 yılından itibaren kullanarak kuyumculuk sektöründe faaliyette bulunduğunu, 1991 yılından itibaren aynı ibareyi şirket unvanı olarak kullanmaya başladığını, bu ibare üzerinde müvekkilinin kullanıma dayalı öncelik hakkı bulunduğu halde aynı sektörde faaliyet gösteren davalının aynı ibareyi marka olarak kendi adına 14. sınıfta tescil ettirmesinin haksız olduğundan davalı markasının iptalinin gerektiğini ileri sürerek, davalının 2006/3719 nolu marka tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava konusu ibareyi markasal kullanımının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının ticari faaliyetinde kullandığı faturalarında “Altınışık” ibaresini ön plana çıkartarak ticari unvanını kullanmasının markasal kullanım olarak yeterli kabul edilmesinin gerektiği ve davacınnın broşür ve faturalar ile dava konusu ibareye kullanımla ayırt edicilik vasfı kazandırdığının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı 2006/3719 nolu marka tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7434, K. 2010/8917, 20 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama