KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/7668 E., 2011/1782 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Malatya 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.02.2009 tarih ve 2001/459 - 2009/35 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatif üyesi iken parasal Yükümlülük- lerini yerine getirmedikleri iddiası ile kooperatif üyeliklerinden 01/05/2001 yönetim kurulu kararıyla ihraç edildiklerini, kararın usul, kanun ve anasözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların karşı usulüne uygun olarak çekilen ihtarlara rağmen müvekkili kooperatife karşı edimlerini yerine getirmediklerinden 01/05/2001 tarihli yönetim kurulu kararı ile kooperatiften ihraç edildiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacılara aidat borçlarını ödemeleri için ihtarnameler çekildiği ve ödenmemesi üzerine 01/05/2001 tarihli yönetim kurulu kararı ile ihraç edildikleri, 01/04/2001 tarihli olağan genel kurul toplantısı karar metninde ihracı onanan ortakların isimlerinin belirtilmediği, bu nedenle ihracı onanan ortakların kimler olduğuna dair tespit yapmanın mümkün olmadığı, ihraç tarihi itibariyle kooperatifin yüklenici firmaya fazla ödemede bulunduğu halde davacı üyelerden ödeme talep edildiği ve ödemedikleri için kooperatiften haksız olarak ihraç edildikleri gerekçesiyle 01/05/2001 tarihli yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava kooperatif ortaklığından ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Akçalı yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortakların ihraç prosedürü, 1163 sayılı Yasa'nın 27., yapı kooperatifleri tip anasözleşmesinin 14. maddelerinde etraflıca hükme bağlanmış bulunmaktadır. Anılan düzenlemelere göre ortağın ihraç edilebilmesi için, yasa ve
anasözleşmeye uygun şekilde ihtar edilmesi ve ayrıca ihtara konu edilen borcun gerçeği yansıtması gerekmektedir. Ortağın tebliğ edilen her iki ihtarnamede bildirilen borç miktarının aynı olması, farklı ise bunun nedeninin ihtarnamelerde açıklanması, borç miktarında tereddüde meydan verilmemesi ihtarnameye uyulmaması halinde ne gibi bir yaptırım uygulanacağının açıkça gösterilmesi zorunludur. Aksi halde ortağın 1163 sayılı Yasa'nın 16 ve 27. maddelerine uygun olarak temerrüde düştüğü kabul edilemeyeceğinden ihracı da yasaya uygun sayılamayacaktır.
Somut olayda yüklenici firmaya yapılan ödemelerin birbirini tutmadığı, maliyeti kat kat aşan fazla ödeme yapıldığı, bu nedenle davacı üyelerin davalıya aidat borcu bulunmadığından davacıların kooperatif üyeliğinden haksız olarak ihraç edildikleri gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı kooperatifin ana sözleşmesinin 14/2. maddesinde parasal yükümlülüklerini 30 gün geciktiren üyelere ihtar yapılacağı ve yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin ortaklıktan çıkarılacağı hükme bağlanmıştır.
Davalı kooperatifçe davacılara gönderilen ilk ihtarnamelere ekli borç ve ödeme tablosundan anlaşılacağı üzere davalılardan Işılay ve Songül'ün Kasım 2000, Mehmet ve Özlem'in Ocak 2001 aylarına ait borçları da istenilmiş olup, bu borçla ilgili olarak anılan maddede belirtilen 30 günlük gecikme koşulu beklenmemiştir.
O halde, davalı kooperatifçe keşide edilen ihtarnamelerin anasözleşmeye aykırı olduğu, talep edilmesi şartları olmayan aidat borcunun yer aldığı ihtarnamelere dayanılarak ihraç kararı verilemeyeceği dikkate alınarak davanın bu gerekçe ile kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan bu gerekçe ile onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7668, K. 2011/1782, 16 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama