KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/7678 E., 2011/693 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.02.2009 tarih ve 2006/517-2009/26 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına tasarım tescil belgesine konu sehpaların davalılar tarafından aynısının üretilerek satıldığını, bu durumun tasarımdan doğan haklara tecavüz olduğunu ileri sürerek, sehpa tasarımına tecavüzün men’ini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar ve vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait tasarımlar ile davalı ürünlerinin farklı olduğu gerekçesiyle, davalı ... ve ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya ait tasarımlara tecavüz edildiği iddiasına dayalı tecavüzün men’i istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyuşmazlığın çözümü hakim tarafından bilinemeyen özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir halin varlığı kabul edilerek HUMK'nun 275. maddesine uygun olarak uzman bilirkişiden rapor alınmış, daha sonra bu rapora itibar edilmeyerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, HUMK'nun 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır.
Yoksa hakimin bir kez bilirkişiye gittikten sonra bundan dönerek uyuşmazlığın çözümünün hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki ve mesleki bilgi ile çözümlenebileceği kabul edilemez. Kaldı ki, somut uyuşmazlığın çözümü de bilirkişinin rey ve mütalaasına başvurulmasını zorunlu kılar niteliktedir.
Bu durumda mahkemece, aynı bilirkişi heyetinden veya oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden davacı tarafından mahkemeye sunulan ürünler üzerinde de inceleme yapılmak suretiyle ve davalılardan ...ve ... ile yapılan protokolde davacıya ait tasarım belgesine konu sehpaların tekrar üretilmeyeceğine ilişkin beyanlar da gözönünde bulundurularak alınacak rapor doğrultusunda oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7678, K. 2011/693, 25 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama