KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/7764 E., 2011/882 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.11.2008 tarih ve 2006/231 - 2008/392 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tedarikçilerinden olan dava dışı .....’ın düzenlediği faturanın bedelinin ödenmesi için davalı banka şubesine talimat verdiğini, ancak talimatta sehven geçmiş yıllarda iş yapan ve soyadı benzerliği bulunan davalı gerçek kişilerin murisi Namık ...... hesap numarasının kullanıldığını, fatura düzenleyen akidin haber vermesi sonucu durumun fark edildiğini, davalı bankanın iade istemini kabul etmediğini, hesap sahibi ile havale alıcısının farklı olmasına rağmen uyarı yapmadığını, esasen havale alıcısının kabulünün bulunmadığını, bu tarih itibariyle hesap sahibinin ölmüş olduğunu,
asıl hak sahibinin müvekkili aleyhine icra takibi yaparak faiz, masraf ve anapara olarak 33.821.75 YTL’nı tahsil ettiğini, davalı ... dairesinin havale yapılan hesaba önceden koydurduğu haczin gerçek bir havale olmaması nedeniyle dava konusu parayı kapsamayacağını ileri sürerek, hesapta bulunan 28.204.36 YTL havale bedeli üzerindeki vergi dairesinin haczinin kaldırılmasına, havale bedelinin ödenmesine, ayrıca zamanında ödeme yapılmaması, çelişkinin giderilmemesi nedeniyle icra takibi sonucu ödenen masraf ve faizden doğan 5.617.39 YTL’nın davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... mirasçıları vekili, davayı kabul ettiklerini, müvekkillerinin dava açılmasında bir kusurlarının bulunmadığını açıklamıştır.
Davalı Banka vekili, davacının kendi talimatıyla havale gönderdiğini, havale alıcısına yönelmesi gerektiğini, ayrıca paranın alıcı hesabına girmesi nedeniyle müvekkilinin tasarruf hakkının ortadan kalktığını, hesapta davalı ... dairesinin haczinin bulunduğunu, işlemlerde ve dava açılmasında müvekkili kusurunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Müdürlüğü vekili, hesap sahibi hakkında uygulanan hacizde yanlışlık olmadığını, yapılan işlemde kusurunun bulunmadığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacının, dava dışı alacaklısının davalı bankadaki hesabına internet yoluyla uyuşmazlığa konu parayı havale ettiği, yanlışlıkla davalı gerçek kişilerin murisinin hesap numarasını yazdığı, bu kişinin borç doğuran işlemden önce öldüğü, bunun sehven olduğunun açık bulunduğu, hesaba yanlışlıkla havale edilen paranın davacıya iadesinin gerektiği, işlemde kusurun tamamen davacı tarafta olduğu, önceden bu hesaba davalı ... dairesince haciz konulduğu, davacının bunun kaldırılmasını talep edemeyeceği, davalıların dava açılmasına neden olmadıkları gerekçesiyle 28.204.36 YTL havale edilen bedelin hesaptan tahsili ile davacıya ödenmesine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7764, K. 2011/882, 31 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama