KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/7995 E., 2011/7385 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
537 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.06.2008 tarih ve 2005/215-2008/353 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.06.2011 gününde davalı vekili avukat ..... geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalı ... şirketine sigortalı olduğunu, işyerinde 6.7.2004 tarihinde meydana gelen hırsızlık sonucu müvekkiline ait 40-50 ton civarında ipliğin çalındığını, rizikonun davalıya ihbar edildiğini ancak, sigorta bedelinin ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ait haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000 YTL’nın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş ıslah dilekçesi ile toplam 160,522, YTL.nin tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, işyerinin giriş kapısı üzerinde hiçbir zorlama izinin bulunmadığını, işyerinin bulunduğu durum ve mahal itibariyle iddia edildiği şekilde tonlarca malın çalındığı bir hırsızlık olayının gerçekleşmesinin mümkün bulunmadığını, yapılan satışlarla ilgili çelişkili ifadelerde bulunulduğunu, fatura ve kayıtların gerçeği yansıtmadığını, olayda 15 gün önce yüklü bir alım yapılmasının şüpheli olduğunu, Örtaş tarafından davacıya yapılan satışların gerçeği yansıtmadığını, davacının doğru ihbar borcunu yerine getirmediğini, davacının hırsızlık olayı gerçekleşse bile müterafik kusurunun bulunduğunu, eksik sigorta hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddine talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, depo kapısının küçük bir zorlama ile açılmasının hırsızlığın gerçekleşmediğini göstermediği, davacının mal aldığını söylediği Örtaş Ltd. Şti’nin adresinde bulunmayışı, ortaklarına ulaşılamayışı, 2004 yılına ait mal alış ve satışında bulunmadığı, 2003 yılında bildirdiği şirketler arasında davacının olmayışı dikkate alındığında olayın hemen öncesinde adı geçen firmadan alınan 22.5.2004 ve 27.5.2004 tarihli toplam 85.883,49 YTL’nin zarardan mahsup edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 74.638,94 YTL’nın 18.11.2004 tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin genel şartlarının B.5. maddesinde davalının temerrüdünün ihbarı takip eden 30 gün sonra gerçekleşeceği düzenlendiğine göre, mahkemece davalının temerrüdünün bu hüküm dikkate alınarak değerlendirmek ve buna göre davalı ... şirketinin ödeme yükümlülüğünün 9.11.2004 tarihli ihtarname tarihinden 30 gün sonra 10.12.2004 tarihinde muaccel hale geldiğinin kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama gerektirmediğinden HUMK.438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7995, K. 2011/7385, 16 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama