KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8020 E., 2011/7326 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
523 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.02.2009 tarih ve 2008/106-2009/80 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ve davalı Akbank T.A:Ş. vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.06.2011 gününde davalı Akbank T.A.Ş. vekili avukat ...., davalı ... vekili avukat ....duruşmaya geldi. davetiye tebliğine rağmen davac vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davalılar avukatları dinlenildikten sonra,
duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka ile diğer davalınınTersane Çay Fabrikası Müdürlüğü arasında "Akmatik Protokolü" ile aynı tarihli "maaş ödeme protokolü"adı altında 01.10.2001 tarihli iki sözleşme imzalandığını, bu protokolle işçi-memur ücret ve maaşlarının 10 yıl süreyle hiç bir bedel karşılığı almaksızın davalı banka vekili ATM'leri aracılığıyla ödenmesinin kararlaştırıldığını, Fabrika Müdürlüklerinin Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nden bağımsız bir tüzel kişiliklerinin bulunmadığını bu nedenle sözleşmelerin batıl olduğunu,
yapılan sözleşmede her hangı bir promosyon yükümlülüğüne yer verilmemiş olmasının hakkaniyete uygun olmadığı gibi müvekkili sendikası olan memurların mağduriyetine neden olan haksız bir uygulama olduğunu ileri sürerek davaya konu protokollerin batıl ve hükümsüz olduğunun tespitine, bunun mümkün görülmemesi halinde sözleşmenin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacı sendikanın davaya konu protokolün tarafı olmadığı için aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, üretici ve maaş ödemeleri için bankalarla imzalanacak sözleşmeler bakımından fabrika müdürlüklerine yetki verildiğini, protokollerin imzalandığı 01.10.2006 tarihinde bankalar vasıtasıyla maaş öedemesi uygulamalarında promosyon adı altında bir ödemenin söz konusu olmadığını, promosyon ödemelirinin hukuki dayanağının sonradan 12.05.2007 tarih ve 26520 sayılı R.G.'de yayınlanan 2007/12069 Sayılı Bankalar Kurulu kararıyla oluşturulduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı Akbank T.A.Ş. vekili, davacının aktif husumetinin bulunmadığını, fabrika müdürlüğünün Genel Müdürlükten aldığı yetkiyle sözleşeleri imzaladığını, Başbakanlık Genelgesinde de yürürlükte bulunan protokollerin sürelerinin bitimine kadar geçerli olacağının belirtildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının sözleşmelerin tarafı olmadığını, sözleşmelerin taraf olmayan davacının dava açma yetkisinin bulunmadığını, sözleşmedeki edimlere arasındaki dengenin aşırı ölçüde ve açık biçimde bozulmuş olmadığını, Başbakanlık Genelgesinin 6. maddesinde de genelgenin yayın tarihinden önce yapılan protokollerin sürelerinin bitimine kadar geçerli olacağının da belirtildiğini, her ne kadar fabrika müdürlüğünün tüzel kişiliği yok ise de, bağlı bulunduğu Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün muvafakati ve gözetimi altında dava konusu sözleşmeleri akdettiği, sözleşmelerin hukuken geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalılardan Akbank T.A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davanın red sebebinin her iki davalı açısından ortak olması gözetildiğinde davalılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı ve davalı banka vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8020, K. 2011/7326, 16 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama