KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8086 E., 2011/957 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.03.2009 tarih ve 2007/334 - 2009/180 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankalar nezdinde internet bankacılığına açık hesapları bulunduğunu, davalıların yeterli güvenlik önlemi almaması nedeniyle istem ve bilgisi dışında internet korsanlığı yoluyla ... adlı kişi tarafından Akbank AŞ 'de ki hesabından 28.100,00 TL, Şekerbank AŞ' de ki hesabından 12.200,00 TL 'nın başka hesaplara aktarılarak çekildiğini, davalıların zararını gidermediklerini ileri sürerek, anılan meblağların davalılardan ayrı ayrı işlem tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri, davaya konu işlemin davacıya ait egemenlik alanında bulunan şifre kullanılmak suretiyle gerçekleştirildiğini, şifre ve bilgilerin müvekkillerinin sisteminden ele geçirilmesinin mümkün olmadığını ve bu bilgilerin davacıdan ele geçirildiğini, müvekkillerinin güvenlik önlemlerini eksiksiz aldığından kusuruz olduklarını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait hesaptaki paranın başka kişinin hesabına internet yoluyla havale edilmesinde, davacıya atfedilebilecek kusur bulunmadığı, güven kurumu olan bankanın hafif kusurundan dahi sorumlu olduğu, davalıların internet korsanlığını önlemek için ek tedbirler almadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, internet yoluyla davacının bankalardaki hesaplarından çekilen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Davacı vekili son oturumda, her iki tarafın tacir olması nedeniyle işin ticari iş olduğunu belirterek alacağın “en yüksek banka mevduat faizi” ile birlikte tahsilini istemiş, oturumda hazır olan davalı vekillerinin ise iddianın genişletilmesine karşı çıkmadıkları anlaşılmıştır. Bu durumda, mahkemece, bankalardan bu tür hesaplara uygulanan faiz oranlarının sorularak avans faizini aşmayacak şekilde banka mevduat faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8086, K. 2011/957, 31 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama