KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8289 E., 2011/1257 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
591 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Karabük 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/04/2009 tarih ve 2008/360-2009/163 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 1990 yılında satın aldığı evin tasarım tescili için 21/04/2008 tarihinde başvuruda bulunduğunu, bu eve ait resimlerin davalı tarafından ticari faaliyetlerinde ürün ambalaj ve reklamlarında kullanıldığını, bu nedenle evinin ülke çapında ünlenerek bir çok kişinin evi ziyaret etmek istediğini ve bu durumun çekilmez hal aldığını ileri sürerek, davalının haksız kullanımının tespitini, ev resimlerinin bulunduğu ürünlerin toplatılmasını ve imhasını, FSEK kapsamında haksız kullanım nedeniyle şimdilik 1.000 TL maddi, 3.000 YTL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ürünlerinde Safranbolu’da bulunan aynı tür evlerden birinin yağlıboya tablosunun kullanıldığını, bu resmin davacının evine ait olmadığını, davacının bu evi inşasından yıllar sonra aldığını, bu nedenle dava açma hakkı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın 554 sayılı KHK kapsamında tazminat davası olduğu, davacının 21/04/2008 tarihinde başvurarak yargılama sırasında 20/01/2009 tarihinde dava konusu evle ilgili tasarım tescil belgesi aldığı, davalının ürün kutuları ve çeşitli materyaller üzerinde kullandığı ev resminin tasarım belgesindeki ev resmine benzediği, resmin davalı tarafından yaptırıldığının ispatlanamadığı, davalının tasarımı haksız olarak kullandığı gerekçesiyle 2.000 TL manevi tazminatın tahsiline, davalının resmi kullanmakla haksız kazanç elde ettiğine dair kanıt sunulamadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1)Dava, davacıya ait tasarımın izinsiz kullanıldığına dayalı olarak, haksız kullanımın tespiti, önlenmesi, ürünlerin toplatılması ve imhası, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, kendisinin evine ait resimlerin davalıya ait ürün ambalajlarında kullanıldığını ileri sürmüş, davalı ise kendi kutularında yer alan tasarımın davacıya ait olmadığını savunmuştur.
Bu durumda, uyuşmazlığın çözümü davacının tasarımının kullanılıp kullanılmadığı noktasında toplanmaktadır. Bu itibarla, aralarında tasarım uzmanı bulunan bilirkişi heyetinden alınacak rapor ile tasarımların davacıya ait olup olmadığının kesin bir şekilde belirlenmesi suretiyle sonucuna göre karar vermek gerekirken, bilirkişinin saptama içermeyen raporuna göre tecavüzün kabulü doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2)Ayrıca, davalı yargılama boyunca ambalajlarındaki tasarımları uzun yıllardır kullandığını savunduğuna göre, mahkemece 554 sayılı KHK’nin 23. maddesi gereğince davalının bu kullanımının davacının başvurusundan önceye dayalı olup olmadığı ve buna nazaran davacının davadaki taleplerini davalıya karşı ileri sürüp süremeyeceği değerlendirilip sonucuna göre karar vermek gerekirken, bu husus nazara alınmadan karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3)Bozma şekil ve sebeplerine göre davalı vekilinin manevi tazminatla ilgili temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir.
4) Davacı yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince, davacı maddi ve manevi tazminat dışında ayrıca haksız kullanımın tespitini, önlenmesini, ürünlerin toplatılmasını ve imhasını da talep ettiği halde, bu taleplerle ilgili olarak olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmadığı gibi, davacı kendi tasarımının kullanılması nedeniyle davalının haksız kazanç elde ettiğini iddia ettiğine göre, mahkemece davacı tasarımlarının davalının ürün satışına etkisi bulunup bulunmadığı tespit edilip, 554 sayılı KHK’nın 50 vd. maddeleri uyarınca davacının maddi tazminat talebinin buna göre değerlendirilip karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle verilen karar doğru olmamış, davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8289, K. 2011/1257, 7 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama