KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8429 E., 2011/1637 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.01.2009 tarih ve 2007/493 - 2009/24 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait olan, dava dışı Pamukkale Ltd. Şirketinin hisselerinin davalılara devredildiğini, bu amaçla taraflar arasında düzenlenen protokol gereğince, 68.000 TL olan satış bedelinin 30.000 TL’nın peşin olarak tahsil edildiğini, kalan 38.000 TL için davalılar tarafından bono düzenlendiğini ancak bono bedelinin ödenmediğini, davalılar hakkında yapılan icra takibinin davalıların başvurusu ile İcra Hukuk Mahkemesi kararı ile iptal edildiğini ileri sürerek, bono bedeli olan 38.000 TL'nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen protokol ile dava dışı şirket hisselerinin davalılara devrine karar verildiği ve devir öncesi borçların devredenlere ait olacağının kararlaştırıldığı, dosya içinde mevcut bilirkişi raporunda belirtilen ve davalılar tarafından ödenen borçların, bakiye borçtan mahsubunun gerektiği, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.780,60 TL nın 15.04.2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2–Ancak, taraflar arasında yapılan hisse devri uyarınca, davacı sadece kendi hissesine isabet eden miktarı isteyebilir. Eşi olan dava dışı hissedar adına dava açamaz. Bu husus mahkemece, resen dikkate alınması gereken bir husus olduğundan, sadece davacının hissesine tekabül eden kısma yönelik olarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8429, K. 2011/1637, 14 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama