KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8486 E., 2011/7513 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.02.2009 tarih ve 2007/371-2009/24 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.06.2011 gününde davacı asil..... gelip, aynı gün duruşmadan vazgeçtiğine dair beyanda bulunmuş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ... Sultanhamam Şubesinin, alacaklısı dava dışı ..... olan ve 8.500 YTL miktarlı senetle ilgili olarak borçlusunun isim ve soyadı benzerliği nedeniyle müvekkilini haksız yere protesto ettiğini, kimlik araştırması yapmadan ve gerçek borçluyu korur şekilde müvekkili vergi hesap numarasından bularak diğer davalıya bildirdiğini, kara listeye alındığını, birden çok kere davalılara başvurmasına rağmen yanlışlığın düzeltilmediğini, bu süreçte kredi kullanamadığını, çek karnesi alamadığını ve peşin para ile ticaret yapmak zorunda kaldığını, madden ve manen zarara uğradığını, davalıların bu zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 70.000 YTL manevi ve 10.000 YTL maddi tazminatın faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Merkez Bankası A.Ş vekili, mevzuat gereği düzeltmelerin yapılabilmesi için ilgili bankanın gerekli bilgi ve belgelerle başvurması veya mahkeme kararının gerekli olduğunu, diğer davalının verdiği bilgilere göre işlem yapıldığını, sonradan düzeltme başvurusunun olmadığını, taleplerin yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkilinin kusurunun olmadığını, senet bilgilerine göre yasal yükümlülüğün yerine getirildiğini, tazminat isteme koşullarının bulunmadığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı Merkez Bankası Risk Merkezi Müdürlüğünce tanzim edilen belgeden borçlusu
... olan 8.500 YTL bedelli senedin bulunduğu, bu senetle ilgili olarak diğer davalı tarafından 04.05.2005 tarihinde noter kanalı ile ödememe protestosu keşide edildiği, tevdiat bordrosundan senedin 30.04.2005 vadeli olduğu, bu davalının senet lehtarının talimatı olmadan ve senet borçlusuna senet ihbarnamesi göndermeden protesto keşide ettiği, durumu diğer davalıya bildirdiği, bu yönüyle kusurlu bulunduğu, ayrıca asıl borçlu ile davacının ilgisinin olmadığı, maddi zararın kanıtlanmadığı, davalı Merkez Bankasının yasa gereği protestolu senet bilgilerinin değişimine aracılık eden merkez konumunda bulunduğu,
davada kendisine husumet yönetilemeyeceği, diğer davalı eyleminin BK.nun 49. maddesi uyarınca davacının kişilik hakkına saldırı oluşturduğu ve manevi tazminat koşullarının bulunduğu gerekçesiyle davalı Merkez Bankası hakkındaki davanın husumet yönünden reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 5.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekil ile davalı ...Ş. vekili temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı ...Ş. vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8486, K. 2011/7513, 21 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama