KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8538 E., 2011/1588 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/02/2008 tarih ve 2006/129-2008/74 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı ... Dek. Boya Ltd. Şti' nin ortağı iken diğer davalı ortaklarla 09.11.2004 tarihli protokol yaparak ortaklıktan ayrıldığını, anılan protokol gereğince davalı şirketin daha önce başladığı otel inşaatından elde edilecek gelir ve giderlerin ortaklar arasında paylaştırılacağının kararlaştırıldığını, davalı şirketin anılan inşaatı bitirmesine rağmen davalıların müvekkilinin payına isabet eden miktarı ödemediklerini ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı şirket ortağı olan tarafların, 09.11.2004 tarihli sözleşme ile müvekkili şirketin yapımını üstlendiği otel inşaatından elde edeceği kâr ve masrafların eşit paylaşımını kararlaştırmalarına rağmen alınan hak edişlerin ancak giderleri karşıladığını ve inşaattan kar edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketçe yapılan inşaatta masraflar düştükten sonra davacı payına düşen miktarın 9.955,05 TL olduğu, sözleşmeye göre davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davalı şirkete yönelik davanın husumet yönünden reddine, diğer davalılar yönelik davanın kısmen kabulü ile 9.955,05 TL'nin temerrüt faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile katılma yoluyla davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, sözleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki 09.11.2004 tarihli ‘Protokol’ başlıklı sözleşmeye göre, davacının şirket ortaklığından ayrılmasına rağmen şirketçe daha önce üstlenilen otel inşaatından, ayrılma tarihinden sonra elde edilecek tüm imalat ve hak edişlerin 1/3'er oranında davacı ile davalı gerçek kişiler arasında paylaştırılacağı, yine aynı işten kaynaklanacak kâr-zarar, tüm vergiler ve SSK cezalarının da aynı şekilde paylaşılacağı kararlaştırılmıştır.
Taraflarca, protokolün içeriği ve imzalara yönelik bir itiraz ileri sürülmemiştir.
O halde, mahkemece şirket kayıtları üzerinde inceleme yapılarak, yüklenilen inşaat işi nedeniyle sözleşme tarihinden itibaren elde edilen hak edişler ile bu işi için yapılan ve sözleşme kapsamında olan tüm giderlerin kayıt ve belgelere göre belirlenerek şirketin bu işten yaptığı karın kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlendikten sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, tüm gelir üzerinden belli oranda kar yapılacağı varsayımıyla karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın tarafların yararına bozulması gerekmiştir.
2- Diğer yandan, 09.11.2004 tarihli protokolde şirket kaşesi üzerine yetkili temsilci tarafından atılan imzayla şirketin de anılan sözleşme gereğince yüklenim altına girdiği anlaşıldığından, davalı şirkete yönelik davanın sıfat yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8538, K. 2011/1588, 14 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama