KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/862 E., 2010/11520 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
655 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.06.2008 tarih ve 2007/45-2008/147 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 098.11.2010 gününde davacı avukatı ...geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hazır giyim ve tekstil sektöründe Türkiye ve Dünya çapında tanınmış ve tescilli bulunan “POLO” ve “POLO GARADE” markalarının sahibi olduğunu, davalının da müvekkili markaları ile iltibas yaratacak şekilde “CARDİNİ POLO” ibaresini marka olarak adına tescil ettirdiğini, böylelikle müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız Istifade edip haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğüne, davalının haksız rekabetinin tespit ve önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların marka olarak kullandıkları ibarelerin benzer olmadıklarını, davacı markasının tanınmış marka olmadığını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davalı markasında esas unsurun “POLO” ibaresi olduğu, davacının “POLO markası tanınmış marka olduğundan tüketicilerin benzer ve aynı ürünler yönünden davalı markasının davacı markalarının yeni bir versiyonu olduğunu düşünebileceği, bu nedenle benzer ve aynı ürünler yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, farklı sınıflar yönünden davalı markasının kullanımının 56 Sayılı KHK’nin 8/4. maddesi anlamında davacının markalarının itibarını zedeleyici veya ayırt ediciliğini zayıflatıcı etkisinin bulunmadığı, tescilli davalı markasının kullanımının haksız rekabet de oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı markasının kısmen hükümsüzlüğüne, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, 556 sayılı KHK.’ye dayalı olarak davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi ile haksız rekabetin tespit ve önlenmesi istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin “Polo” ve “Polo Garage” ibareli markalarının hem Dünya hem de Türkiye çapında tanınmış markalar olduğunu, bu nedenle farklı sınıftaki emtealar bakımından da korunması gerektiğini, davalının “Cardinipolo” ibaresini marka olarak tescil ettirmekle müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız şekilde istifade ettiğini ileri sürmüştür.
Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı markalarının 18, 24, 25, 35, 41 ve 42. sınıflarda tescilli olduğu, davalının “Cardinipolo” markasının ise 14. ve 25. sınıflarda tescilli bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece davacının “Polo” ibareli markasının tanınmış marka olduğu, davalı markasının benzer ibareyi aynı veya benzer ürünler yönünden tescil ettirmesinin tüketiciler nezdinde iltibasa yol açacağı, ancak farklı sınıflarda kullanılmasının 556 sayılı KHK.’nin 8/4. maddesi anlamında davacının markalarının itibarını zedeleyici veya ayırt edicilik niteliğini zayıflatıcı etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle, 25. sınıftaki emtealar yönünden davanın kabulü ile davalı markasının hükümsüzlüğüne, 14. sınıftaki emtealar ile haksız rekabetin tespit ve önlenmesi istemleri yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının “Polo” ibareli markalarının tanınmış marka olduğu mahkemece kabul edildiği halde, davalıya ait tescilli markanın 14. sınıf emtealar üzerinde kullanılması halinde, hangi gerekçelerle 556 sayılı KHK.’nin 8/4. maddesinde sayılan koşulların gerçekleşmeyeceği konusunda, karar yerinde denetime elverişli ve yeterli bir açıklama bulunmamaktadır.
Davacı vekili müvekkilinin “Polo” markalarının yurt içinde ve yurt dışında tanınmış marka olduğunu iddia ettiğine göre, mahkemece davacı markasının farklı sınıf emtealar bakımından davalı adına tescilinin haksız yararlanma oluşturup oluşturmayacağı, diğer bir deyişle 556 sayılı KHK.’nin 7/1-i veya 8/4. maddesinin koşullarının davacı yararına oluşup oluşmadığı konusunda, uzman bir bilirkişi heyeti aracılığıyla inceleme yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/862, K. 2010/11520, 9 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama