KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8656 E., 2011/7838 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
1.296 kelime·6 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/01/2009 tarih ve 2000/813-2009/2 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak asıl davada davacı ve birleşen (2001/1007 - 2008 E) sayılı davada ise davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.06.2011 gününde davacı -karşı davalı ... San. Tic. Ltd.
Şti. vekili Av. ..... ile davalı karşı davacı vekili ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı ve karşı davalı ...Ş. vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, davalı şirkete ait olan fabrika binasında bulunan elektrik panosunun şaşe yapması sonucu çıkan yangının ve aynı binada kiracı olarak bulunan davacının işyerine sirayet ettiğini, davacının iş yerinde bulunan çok değerli ithal kumaşlar, hazır ve yarı hazır konfeksiyon mamulleri ile çeşitli makineler vesair eşyaların zarar gördüğünü, bu durumu Bursa 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/225 D.iş sayılı dosyası ile tespit ettirdiklerini, yurt dışına fason olarak iş yaptığından dolayı davacının önceki tarihlerde almış olduğu siparişler için verdiği taahhütleri süresi içerisinde yerine getiremediğini,
bu nedenle meydana gelen gecikmeden doğan tazminat bedeli ödemek zorunda kalacağını, ticari faaliyetlerinin bu durumdan etkilendiğini ileri sürerek, şimdilik 100.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, açılan davanın hukuksal dayanaktan yoksun olduğunu, iddia edilen zararın meydana gelmesinde davacının ağır kusuru bulunduğunu, davalının kusursuz olduğunu, tespit dosyasındaki raporları kabul etmediklerini, davacının talep ettiği maddi tazminatı somut olarak açıklaması gerektiğini, ayrıca davacının iş yerindeki makine, emtia ve demirbaşları yangın klozunu da içeren sigorta poliçesi ile sigortalattığını, bu sigortadan davacıya ödeme yapılmış olabileceğini, ayrıca müvekkili davalının da Bursa 5.SHM’nin 2000/554 D.İş sayılı dosyası ile tespit yaptırdığını savunarak, asıl davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı şirkete ait fabrika binasında davacının kiracı olarak bulunduğu, binanın bir kısmında da davalı şirketin faaliyet gösterdiği, fabrika binasında bulunan elektrik panosunun şase yapmasıyla tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucunda çıkan yangının davacı şirkete ait iş yerine sirayet ederek maddi zarar meydana getirdiği, davacı şirkete ait işletmede yangın sebebiyle meydana gelen zarardan sorumlu olduğu,
ancak bu yangın nedeni ile davacının işyerinde kullandığı makine, teçhizat ve aletlerde meydana gelen zarar ile işyerinde bulunan mamul, yarı mamul ürünlerdeki zarar miktarı ve üretimdeki kayıplar nedeniyle yapılan satımlardaki ödenen tazminat miktarları ve işyerinden taşınma ile yangın nedeniyle üretime ara vermekten kaynaklanan iş gücü kaybı zararı miktarının tespitine ilişkin olmak üzere alınan raporlardan 1.rapor ile 3.rapor arasında ayniyet olduğu,birleştirilen dosyanın davacısı olan Garanti Sigorta A.Ş.tarafından 10.000,00 TL’si davadan önce olmak üzere toplam 65.852,57 TL hasar tazminatı davacıya ödendiği,
bu miktarlar karşılaştırıldığında davacı ... Ltd.Şti’ inin davalı ... Spor Şirketinden tazminat alacağının kalmadığı gerekeçesiyle, açılan dava konusuz kalmakla hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Birleşen (Bursa Asliye 1.Ticaret Mahkemesinin 2002/327 Esas) davada davacı vekili, müvekkili şirket sigortalı olan asıl davadaki davacı ... Ltd.Şti.nin kiracı olarak bulunduğu iş yerinin zemin katında 11.12.2000 tarihinde davalıya ait iş yerinde başlayan yangın neticesinde yüksek ısı, yoğun duman ve is altında kalması sonucunda sigortalıya ait malların hasara uğradığını davacı ... şirketi tarafından toplam 66.852,57 TL tazminat ödendiğini ileri sürerek, 53.662,94 TL alacağın rücuen davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yangının meydana gelmesinde müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, talep edilen zarar miktarının fazla olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Birleşen (Bursa Asliye 2.Ticaret Mahkemesinin 2001/1008 Esas) davada davacı vekili, müvekkili taşınmazında kiracı sıfatıyla bulunan davalının kendi payına düşen elektrik akımı ücretleri toplamını ödemediğini, tahsiline yönelik başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu iddia ederek, itirazın iptalini ve inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Birleşen (Bursa Asliye 2.Ticaret Mahkemesinin 2001/1007 Esas) davada davacı vekili, davalı şirketin davacı şirkete ait olan 8.742 USD kira bedelini ödemediğini, yine davalı şirkete satılarak teslim edilen 3 adet düz dikiş makinesi ile bir adet overlok satış bedeli olan 1.500 USD’ nin tahsili için icra takibi yapıldığını, davalı şirketin haksız ve kötü niyetli olarak bu takibe itiraz ettiğini ve takas definde bulunduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Mahkememce, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne ve icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Kararı, asıl davada davacı ve birleşen (2001/1007 - 1008 E) sayılı davada ise davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, birleşen (Bursa Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nin 2001/1008 E.) davada davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile bu davada hükmün, onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, birleşen (Bursa Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nin 2001/1007 E.) davada davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Dava, kira bedeli ile makine satım bedellerinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, BK'nun kullanmanın mümkün olmaması başlıklı 252 nci maddesi "Müstecir, kendi kusurundan yahut şahsında hadis olan mücbir bir sebebten dolayı mecuru kullanamadığı yahut mahdut surette kullandığı takdirde mucir, mecuru akit dairesinde kullanmağa hazır bulundurmuş oldukça; müstecir, kiranın tamamını vermekle mükellef olur." hükmünü haizdir. Davalı kiracının davacı kiralayanın tam kusuru sonucu meydana geldiği sabit olan yangın sonucu kiralananı belli bir süre kullanamadığı sabittir.
Bu durumda, mahkemece, dava konu yangın nedeniyle mümeyyiz davalı kiracının kiralananı belli bir süre kullanamaması nedeniyle kiracı davalının kiralananı kullanamadığı makul süre tespit edilerek denetlenebilir bir şekilde kira bedelinden düşülmesi ve sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken, yazılı kira bedeline hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın mümeyyiz davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4-Aynı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; Asıl dava, davacı kiracının davalı kiralayana karşı yangın nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, davaya konu yangının çıkmasında davalı kiralayanın tam kusurlu olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Uyuşmazlık, davacının uğramış olduğu tazminat miktarının ne olduğu noktasında toplanmakta olup, mahkemece, çelişkiyi giderici açıklama içermeyen 20.06.2008 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı gerekçelerle hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, 10.08.2004 tarihli ilk bilirkişi kurulu raporunda davacının hesaplanan zararının 27.510,340-YTL olduğu belirlenmiş, 28.03.2006 tarihli ikinci bilirkişi kurulu raporunda davacı zararının sigorta şirketi tarafından karşılanmayan kısmının 112.147,42-YTL olduğu tespit edilmiş, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve itirazların karşılanması amacıyla alınan 20.06.2008 tarihli bilirkişi raporunda ise davacının yangın nedeniyle toplam zararının 27.510.343.360-TL olduğu belirlenmiştir.
Ne varki, mahkemece benimsenip hükme esas alınan anılan son bilirkişi kurulu raporu aynı olay ve olgulara ilişkin olarak hasar miktarı konusunda her iki rapor arasındaki bariz çelişki denetime elverişli bir şekilde giderilmediği gibi esasen davacı kiracı vekilinin bu yöne ilişen sonuca etkili, ciddi ve esaslı itirazlarıda karşılanmamıştır.
Bu durumda, mahkemece, uyuşmazlık konusunda uzman başka bir bilirkişi kurulundan her iki raporu açıkça değerlendiren, çelişkiyi giderici ve davacı vekilinin itirazlarını da karşılayan denetime elverişli yeni bir rapor alınmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, çelişkiyi gidermede yetersiz ve denetime elverişli olmayan bilirkişi kurulu raporunun hükme esas alınması eksik incelemeye dayalı olup, doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8656, K. 2011/7838, 28 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama