KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8667 E., 2011/1721 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.02.2009 tarih ve 2008/318 - 2009/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin özel halk otobüsü işletmek için davalı ile işletici sözleşmesi imzaladığını ve 2002 yılı itibariyle çalışmaya başladığını, davalı tarafça çıkarılan yönetmelik gereğince 7.500 tam bilet karşılığı 3.000 TL'nın 2002 yılında müvekkili tarafından davalıya ödendiğini, müvekkilinin söz konusu özel halk otobüsünü 2008 yılında 3. kişiye devrettiğini, müvekkilinin güvence bedelinin iadesini istemesi üzerine davalının yalnızca 3.000 TL'nı iade edebileceğini bildirdiğini,
ülkemizde seyreden yüksek enflasyon dikkate alındığında bedelin aynen iadesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ileri sürerek 6.500 TL'nın 31.07.2008 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 08.01.2009 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek 3.511 TL'nın da tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, Otobüsle Toplu Taşımacılık Esaslarına Dair Yönetmeliğin 24. maddesinde kendi rızası ile ayrılma halinde güvence bedelinin iade olunmayacağının düzenlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 2. maddesinde Otobüsle Toplu Taşımacılık Esaslarına Dair Yönetmelik hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği, yönetmeliğin 27. maddesi uyarınca 28.06.2002 tarihinde 3.000 TL'nın davacıdan tahsil edildiği, davacının, belediyenin onayı ile aracını üçüncü bir kişiye devrettiği, devralan yeni malikten de güvence bedelinin alındığı, bu nedenle davacının talebinde haklı olduğu,
güvence olarak alınan paranın alındığı tarihte ortalama faiz getiren bir banka hesabına yatırılması halinde dava tarihine kadar ulaşacağı miktarın 10.011 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.011 TL'nın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3.511 TL'ye 08.01.2009 tarihinden, bakiyesine dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, teminat olarak verilen tutarın iadesine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalı, davacının kendi rızası ile çıktığını ve iade isteyemeyeceğini savunmuştur. Öte yandan yönetmeliğin iade kapsamı ile ilgili hükümler taşıyıp taşımadığı da mahkemece değerlendirilmemiştir. Mahkemece, davalının bu savunması üzerinde durulup keza ilgili yönetmelik de dosyaya celbedilip iadenin kapsamı ile ilgili hüküm taşıyıp taşımadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8667, K. 2011/1721, 15 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama