KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8826 E., 2010/3129 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.04.2008 tarih ve 2006/449-2008/169 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,davalılardan Emlak Taşıt Kiralama AŞ’nin dava dışı Reality World firmasının Türkiye ana lisansörü olduğunu, bu firmanın acentesi olan davalı ... Ltd. Şti ile müvekkili arasında sözleşme yapıldığını, bu sözleşmeye göre, “Reality World” markasını kullanan bir şubenin müvekkilince Bursa’da açılması yönünde ön anlaşmaya varıldığını, 5 yıllık isim kullanma bedeli olarak kararlaştırılan 14.322 USD’den 4.500 USD’nin peşinat olarak ödendiğini ancak sözleşmede öngörülen sürede davalı asıl ile lisans sözleşmesi imzalanmadığından ödenen peşinatın yine sözleşme hükmüne göre iadesinin gerektiğini ileri sürerek, anılan meblağın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti vekili, franchising sözleşmesinin gerçekleştiğini, davacını isim hakkını kullanmaya başladığını ve davada istenilen 4.500 USD’nin Reality World firmasına teslim edildiğinden müvekkilinden istenemeyeceğini ve müvekkilinin davalı asil sıfatı verilen firmanın acentesi olmadığından husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca süresinde alt lisans sözleşmesinin imzalanmaması nedeniyle davacı tarafça ödenen peşinatın iadesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dava, franchising sözleşmesi uyarınca ödenen peşinatın istirdadı istemine ilişkindir.
Davacı ile ... Ltd. Şti arasında imzalanan 06.12.2005 tarihli “önsözleşme” isimli belgeye istinaden davacı tarafın 4.500,00 USD ödeme yapıldığı hususunda uyuşmazlık yoktur. Ancak mahkemece, davada tarafların sıfatlarının ve bu ödemenin kimin uhdesinde kaldığının tespiti yapılmamıştır. Zira, dava dilekçesinde asıl davalı olarak Emlak Taşıt Kiralama AŞ gösterilmiş ve bu firmaya izafeten ... Ltd. Şti aleyhine dava açılmıştır. Mahkemece hüküm fıkrasında ise dava konusu edilen alacağın Emlak Taşıt Kiralama AŞ’den tahsili yönünde karar verilmiştir.
Oysa dosya içeriğine göre, Emlak Taşıt Kiralama AŞ’nin acentesinin ... Ltd. Şti olduğuna dair bir belge bulunmaktadır. Bu durumda ... Ltd. Şti’ne ödenen bir paranın istirdadı için Emlak Taşıt Kiralama AŞ aleyhine dava açılması doğru olmadığı gibi, acentesi, vekili ya da bizzat kendisince asaleten imzasının bulunmadığı bir sözleşme nedeniyle Emlak Taşıt Kiralama AŞ aleyhine mahkemece hüküm kurulmasının gerekçesinin açıklanmaması da yerinde olmadığından eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8826, K. 2010/3129, 22 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama