KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8865 E., 2011/2081 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kuşadası 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.10.2008 tarih ve 2008/70 - 2008/266 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile limited şirkette 1/2 hissedar olarak ortak olduklarını, şirketin faaliyetlerini sürdürebilmesi için birbirlerine senet verdiklerini, davalıya talebi üzerine 25.06.2007 tarihinde bir adet 3.000 YTL, bir adet 5.000 YTL bedelli tanzim ve ödeme tarihi olmayan iki adet senet verdiğini, davalının senetleri aldıktan sonra sorun çıkarmaya başladığını ve kendisini şirketten uzaklaştırdığını, hakaret ettiğini ve darp ettiğini, bunlarla ilgili Kuşadası Cumhuriyet Savcılığı'na şikayette bulunduğunu, imzalamış olduğu senetleri de iade etmediğini ileri sürerek, bu senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile senetlerin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirket adına kullanılacak bir senet için davacının senet keşide etmesinin anlam ve dayanağı olmadığını, şirket tüzel kişiliği adına senet tanzim etmenin mümkün olduğunu, senetlerin ayrılan iki ortağın hesap görmesi sonucu davacının borcuna karşılık verildiğini, Kuşadası Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2007/672 esas sayılı dosyasında davacının senetlerin ticari ilişki nedeni ile kendisinden alacağına karşılık olmak üzere verildiğini kabul ve beyan ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından senetlerin davalıyla şirket faaliyetlerinin sürdürülebilmesi amacıyla verildiği iddiasının ispatlanamadığı, senede karşı senetle ispat zorunluluğu nedeniyle başkaca yazılı delil de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8865, K. 2011/2081, 2 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama