KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8946 E., 2011/7783 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Karar Metni
616 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 03.03.2009 tarih ve 2005/248-2009/66 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.06.2011 gününde davacı avukatı..... gelip, aynı gün duruşma isteğinden vazgeçtiğine dair dilekçesini vermiş olup, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait geminin Kherson’dan Bandırma’ya kepek taşımasında kullanılması için 1 numaralı davalıya kiralandığını, geminin yükü aldıktan sonra 10.11.2004 tarihinde tahliye limanı Bandırmaya vardığını, hazırlık mektubu verdiğini, time-sheet-zaman sayımı çizelgesine göre aynı gün 11.00’da demuraja girdiğini, diğer davalının yükün alıcısı olduğunu, davalıların tahliyeyi geciktirdiklerini, navlun bakiyesi ve demuraj alacağını ödemediklerini, müvekkilinin TTK.nun 1069 ve 1077. maddeleri uyarınca hapis hakkını kullanarak yükü tahliyeden imtina ettiğini, navlun ve demuraj alacağından müştereken sorumlu olduklarını ileri sürerek,
13.734. USD navlun bakiyesi ve 72.630 USD demuraj olmak üzere toplam 86.364 USD alacak için yük üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasına, şimdilik 40.000 USD’nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, taşınan emtianın İlçe Tarım Müdürlüğünce incelendiğini, tahliye için gümrüğün izin vermesi sonrasında davacının tahliye için bir faaliyetinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, navlunun ödendiği, davacının malı tevdii mecburiyetini yerine getirmediği, davalı gönderilenin navlun ve sürestarya borçlusu olmadığı, ancak deniz taşımasında gönderilenin navlun ve sürestarya borcundan sorumlu olabilmesinin belirli koşulları gerektirdiği, navlun sözleşmesinde veya konşimentoda bu yetkinin öngörülmesi ve gönderilenin bu yetkiyi kullanacağını açıklamasının zorunlu olduğu,
aksi halde BK.nun 111. maddesi anlamında kendi lehine yapılmış olan navlun sözleşmesinden veya konşimentodan doğan eşyayı teslim alma hakkını kullanacağı, buna rağmen ödeme yükümlülüğü altına girmeyeceği, navlunun istihdam eden personel tarafından ödendiği, para borçlarının kişisel olarak ödenmesinin zorunlu olmadığı, kiracı-taşıtan davalının 400.00 USD tutarındaki sürastarya borcuna itiraz etmediği, navlun alacağından bağımsız kanuni rehin hakkı talep edilemeyeceği gerekçesiyle davalı ...
Tic. A.Ş hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 400.00 USD’nin bu davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz edilmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan navlun alacağı ve demuraj ücretinin tahsili istemine ilişkindir. Navlun bedelinin tamamen ödendiği, demuraj alacağının davalı taşıyan tarafından kısmen kabul edildiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Navlun bedelinin davacının çalışanı dava dışı Sadık Mazlum hesabına ödendiği kabul edilmiştir. Ödeme belgelerinde bu kişi hesabına navlun bedelinin yatırıldığı çekişmesizdir.
Ancak, anılan kişinin, davacı adına ödemeyi kabule yetkili olup olmadığı tam olarak açıklığa kavuşturulmuş değildir. Davacı vekili, sunulan belgeleri kabul etmemiş, geçerli ödeme olmadığını bildirmiştir.
Her ne kadar davalılar vekili, ödemenin yapıldığı bu kişinin davacının SSK kayıtlı çalışanı olduğuna dair ikinci bilirkişi raporuna beyan dilekçesine ekli bir belge sunmuş ise de bu belge davacıya tebliğ edilmemiş, esasen, davacı temyiz dilekçesine eklediği başka bir belgeyle SSK işyeri numarasının farklı bulunduğunu, Sadık Mazlum’un kendi çalışanı olmadığını bildirmiştir.
O halde, SGK’dan araştırma yapılıp, ödemelere dair yazışmalar ve diğer belgeler dikkate alınıp, gerektiğinde davacı defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp, navlun bedelinin ödendiği tarihte, davacı adına ödemenin yapıldığı savunulan Sadık Mazlum ile davacı arasındaki ilişkinin niteliği açıklığa kavuşturulup, navlunun ödenmiş sayılıp sayılmayacağının tespiti ile buna göre değerlendirmenin yapılması gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8946, K. 2011/7783, 28 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama