KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/9003 E., 2011/1817 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/03/2009 tarih ve 2007/977-2009/147 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete taşıma poliçesiyle sigortalı emtianın Ankara’dan Almanya’ya taşınmak üzere davalı tarafından tam ve hasarsız olarak teslim alınmış olmasına rağmen varma yerinde ilgisine teslim edilmemesi nedeniyle müvekkili tarafından sigortalıya 15.635,00 YTL ödemede bulunulduğunu, meydana gelen bu zarardan davalı taşıyıcının sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkili tarafından ödenen sözkonusu miktarın davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu emtianın Türk Havayolları ile taşındığını, düzenlenen hava taşıma senedinde müvekkilinin taşıyanın acentesi olduğunun açıkça belirtildiğini, müvekkilinin taşıyan olmaması nedeniyle meydana gelen zarar ve ziyandan sorumlu bulunmadığını savunarak, davanın öncelikle husumet yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşıma sözleşmesinin Türk Hava Yolları tarafından düzenlendiği, sözleşmenin havayolu konişmentosu olduğu, davalı şirketin sözleşme üzerinde taşıyıcının acentesi olarak açıkça gösterildiği, konişmento üzerinde herhangi bir şerh bulunmadığından emtianın eksiksiz olarak taşıyan Türk Hava Yolları tarafından teslim alındığı ancak teslimden sonra varma yerinde alıcıya teslim edilmediği, bu durumda emtianın taşıyan THY uhdesinde iken kaybolması nedeniyle davanın asıl sorumlu olan THY’ye yöneltilmesi gerektiği, davalının acente olması nedeni ile hakkında ancak taşıyana izafeten dava açılabileceği, ancak davanın bu şekilde açılmamış olduğu gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya taşıma poliçesi ile sigortalı emtianın varma yerinde alıcısına teslim edilmemesi nedeniyle meydana gelen zararın rücuan tahsili istemine ilişkindir.Sigortalı emtianın havayolu ile taşındığı, ancak varma yerinde alıcısına teslim edilmediği anlaşılmış ise de mahkemece davaya konu taşımaya ilişkin olarak düzenlenmiş havayolu konişmentosu esas alınarak taşımadan doğan sorumluluğun THY’de olduğu, davalının bu taşımada acente konumunda bulunduğu,
bu nedenle hakkında doğrudan dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.Düzenlenen konişmentoda davalı THY’nin acentesi olarak gösterilmiş ise de davalı tarafından davacının sigortalısı Park Teknik Elektrik Mad....A.Ş.’ye gönderilen 28.03.2007 tarihli yazıda sözkonusu konişmentonun numarası da belirtilmek suretiyle konişmento altında teslim alınan malların alıcısı firmaya ulaşmadığını, teslimatın yapılamadığını, araştırmalara devam edildiğini,
taşıma bedelinin kendileri tarafından karşılanmak kaydıyla gönderinin yenilenmesinin istendiği belirtilmiştir.Bu durumda davalı tarafından gönderilen sözkonusu yazı içeriğinden davalının davaya konu taşıma işinde taşıyıcı sıfatıyla hareket ettiği, sigortalının taşıyıcısı olup, taşımadan doğan sorumluluğu ona karşı doğrudan üstlenmiş bulunduğu,
sigortalıya karşı üstlendiği taşıma işinin fiilen THY tarafından yerine getirilmesinin davalının akdi yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı anlaşıldığından davalının sözkonusu taşımadan dolayı sorumlu olduğunun kabulü gerekir.Buna göre mahkemece davalının taşıyıcı olduğunun kabulü ile yargılamaya devam olunarak uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9003, K. 2011/1817, 17 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama