KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/9103 E., 2011/7784 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
573 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.03.2009 tarih ve 2008/224-2009/68 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.06.2011 gününde davacı avukatı..... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 07.08.2006 tarihinde Sudan’da düzenlenecek uluslar arası fuara katılım sözleşmesi imzalandığını, anılan sözleşme ile davalının, müvekkilinin fuara katılımını sağlamayı üstlendiğini, karşılığında da müvekkilinin 05.12.2006 ve 30.04.2007 vadeli 3480 Euro tutarlı iki senedin bedeli toplam 6960 Euro ödemeyi taahhüt ettiğini, sonraki tarihli senedin Devlet desteği çıkmadan tahsilata ve takibe konulmamasının kararlaştırıldığını, esasen verilen taahhütnamede de ikinci senedin verilen destek üzerinden yatırılacağının açıklandığını,
Devlet desteği başvurusunun ve diğer işlemlerin yerine getirilmesinin davalıya ait olduğunu, ilk senedin bedelinin 05.12.2006 tarihinde hesabına ödendiğini, davalının sözleşmeye aykırı şekilde destek çıkmasını beklemeksizin protesto çekmek suretiyle ikinci senedi takibe koyduğunu, senedin teminat senedi olduğunu, müvekkilinin protesto sonucu Merkez Bankası kayıtlarında kara listeye alındığını, ticari itibarının sarsıldığını, maddi ve manevi zararının doğduğunu ileri sürerek, 1.000 YTL maddi ve 20.000 YTL manevi tazminatın tahsili ile kara listeden müvekkili isminin çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davasına dayanak gösterdiği taahhütnameyi fuara katılım belgesi ile birlikte imzalayarak müvekkiline göndermediğini, bonoların vadesinden önce bankaya gönderildiğini, davacıya ödeme yönünde bildirim yapıldığını, uymadığını, yasal süresi içinde protesto edildiğini, daha sonra taahhütnameyi imzalayarak gönderdiğini, protestonun kaldırılmasının talep edildiğini, 06.08.2006 tarihinde de Devlet desteğinin hesabına yatırıldığını, yine borcunu ödemediğini, icra takibine geçildiğini, ikinci senedin teminat senedi olmadığını, katılım bedeline ilişkin düzenlendiğini, varsa zararının kendisinin sebep olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, dayanak taahhütnamenin incelemesinden 07.08.2006 tarihli olduğu, fuar katılım bedeli bakiyesi olan 3.480 Euro’nun Dış Ticaret Müsteşarlığınca Devlet desteğinin banka hesaplarına geçmesinden veya Devletçe herhangi bir sebepten dolayı ödenmiş kabul edilmesinden itibaren bir hafta içerisinde ödenmesinin kabul ve taahhüt edildiğinin belirtildiği, bu taahhütname altında davacı imzasının bulunduğu, davalı imzasının yer almadığı, davalı tarafa verilen bonoların başlı başına borç içerdiği, üzerinde teminat senedi olduğunun belirtilmediği, illetten mücerret olduğu,
teminat senedinin protokol ile kabul edildiği iddia edilmiş ise de bunun davalı tarafından imzalanmadığı, bu nedenle teminat senedi olduğu yönündeki iddiaya itibar edilmediği, davalının yasal haklarını kullanmasının maddi ve manevi zarara neden olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dayanak taahhütnamede davacının fuara katılımla ilgili evrakları zamanında ve eksiksiz teslim etmesi halinde uyuşmazlığa konu senedin üçüncü kişilere ciro edilmemesinin ve Devlet desteği çıkmadan tahsilata ve kanuni takibe konulmamasının kararlaştırılmış olmasına, bir an için anılan taahhütnamenin davalı tarafından imzalandığı kabul edilse bile, davacının, sözleşmede belirtilen taahhütname ve fuara katılım belgesini zamanında teslim etmediğinin anlaşılmış bulunmasına,
hesabına Devlet desteğinin yatırılmasına rağmen anılan senet bedelini ödemediğinin, davalının, bu tarihten yaklaşık bir yıl sonra icra takibine başlamış olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9103, K. 2011/7784, 28 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama