KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/924 E., 2010/11645 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
583 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.03.2008 tarih ve 2007/382-2008/80 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.11.2010 gününde davacı Avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 2006/04233 numaralı çoklu endüstriyel tasarım tescil belgesi ile müvekkili adına tescilli ürünlerden 2.1 tekstil deseni tanımlamalı tül perde kumaşının davalı tarafından üretim ve satışının yapıldığını, müvekkilince keşide edilen Bursa 10.Noterliğinin 6.4.2007 gün 13788 yevmiye numaralı ihtarnameye rağmen davalının taklit faaliyetini durdurmadığı gibi müvekkili adına tasarım tescilinin engellenmesi için TPE’ne itirazda bulunulduğunu, ancak davalının itirazının yerinde görülmeyerek müvekkiline tasarım tescil belgesi verildiğini ileri sürerek, davalının, müvekkilinin endüstriyle tasarım hakkına vaki tecavüzünün önlenmesine,
davalı tarafından 3. kişilere satılan yada devredilen taklit ürünlerin toplatılmasına el konulmasına, bu ürünlerin üretilmesinde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulmasına ve bunların imhasına veya mülkiyetinin müvekkiline devredilmesine, şimdilik 6.000.00YTL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 21.9.2006 tarihinde endüstriyel tasarım tescili için başvuruda bulunduğunu, tescil belgesinin 5.7.2007 tarihinde düzenlendiğini, davacının, müvekkiline tescil işlemini 6.4.2007 gün 13788 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirdiğini, o güne kadar böyle bir işlemden haberi olmayan müvekkilinin yasal hakkını kullanarak T.P.E.’ne itirazda bulunduğunu, itirazın reddi üzerine müvekkilinin daha sonra davacının tescil belgesini aldığı ürünü tüm firmalara faks çekerek ürünü kartelasından çıkarttığını bildirdiğini ve kartelaları geri istediğini,
ayrıca müvekkilinin defter kayıtları incelendiğinde de görüleceği üzere dava konusu üründen çok az miktarda satış yapılmış olup ihtarname keşide edildikten sonra tüm imalatında durdurulduğunu, bu olaylarda müvekkilinin tamamen iyi niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia,savunma ve dosya kapsamına göre, davanın 554 sayılı K.H.K.
49.maddesinde öngörülen endüstriyel tasarıma vaki tecavüzün önlenmesi ve K.H.K’nin 52. maddesinde öngörülen yoksun kalınan kazancın tazmini istemine ilişkin olduğu, davacı tarafından, davalının tecavüz teşkil ettiği iddia olunan ürünleri dosyaya verilen kesin mehile rağmen ibraz edilmediği gibi davadan önce bu konuda davacı tarafça yaptırılmış herhangi bir delil tespiti de bulunmadığı, davacının iddiasına dayanak olarak davalının endüstriyel tasarım tescil aşamasında T.P.E. nezdindeki itirazına dayandığı,
sözü geçen dosya içeriğinden davalı tarafından üretilen ürünlerin, davacının endüstriyel tasarımına tecavüz teşkil edip etmediğinin anlaşılmasının mümkün olmadığı; öte yandan davalının, davacının endüstriyel tasarım tescil başvurusu kesinleşmeden gönderdiği ihtarname üzerine “tüm ürünü kartelalardan çıkardığı, ürünleri geri çektiği ve imalatı durdurduğunu” davalı tarafın savunduğu, davalının bu yöndeki savunmasının aksinin de kanıtlanmadığı,
bu durumda davacının endüstriyel tasarım tescil başvurusu kesinleştikten ve davacının tescil belgesini aldıktan sonra davalının, davacı ürünlerini taklit ettiği, ürettiği ve davacının endüstriyel tasarımına tecavüzde bulunduğunun yasal delillerle kanıtlanamadığı, davalının endüstriyel tasarıma vaki itirazının da 554 sayılı K.H.K. hükümleri çerçevesinde yasal ve anayasal hakkın kullanılmasından ibaret olup, davalının yasal hakkının bu kapsamda endüstriyel tasarıma tecavüz olarak değerlendirilmesinin de mümkün görülmediği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/924, K. 2010/11645, 11 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama