KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/9270 E., 2011/2269 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
504 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İskenderun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/01/2009 tarih ve 2000/1295-2009/2 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya faizle 6.000 DEM hesabı açtığını, bir yıl sonunda 10.000 DEM daha yatırdığını, ancak hesabının iradesi ve imzası dışında boşaltılmış olduğunu, faizi ile birlikte 28.260 DEM alacağının bulunduğunu ileri sürerek, 8.689.215.240 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili banka nezdinde 08/09/1997 tarihinde davacının 12 ay vadeli 6.000 DEM hesap açtırdığını, bu hesabın 09/09/1998 tarihinde bizzat davacı tarafından kapatıldığını, başka hesabının da bulunmadığını, 10.000 DEM tutarında para girişinin de olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan TMSF vekili, davalı bankanın halefi olmadığını, bağımsız tüzel kişiliği devam eden bankayı temsil etmesinin de söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, Adli Tıp Kurumunun imza incelemesine ilişkin raporundan 6.000 DEM’e ait hesap kartonundaki kapandı yazısı altındaki imza ve ödeme fişindeki imzanın davacı eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, vade sonunda 6.667,04 DEM’in davacıya ödenmediği, banka yetkililerinin zimmet eylemleri nedeniyle mahkumiyetlerine karar verildiği, dosyanın temyiz incelemesinde olduğu, bankanın usulsüz işlemlerden dolayı BK 55. madde gereğince sorumlu olduğu, davacının 10.000 DEM’ı bankaya yatırdığına dair belge bulunmadığı ve davacının da belge almamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2.082,76 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı banka vekili temyiz etmiştir.
..../...
2009/9270 2011/2269
-2-
1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Dava, bankanın usulsüz işlemlerinden dolayı sorumluluğundan kaynaklanan alacak davası olup ticari nitelik taşımaktadır. Her ne kadar dava dilekçesinde istenilen faizin niteliği belirtilmemiş ise de, davacı vekilinin 06/10/2008 tarihli dilekçesinde talep edilen faizin ticari faiz olduğunu bildirdiği ve davalının da faiz tanımlamasına açıkça karşı çıkmadığı anlaşıldığından, mahkemece hüküm kısmında kabul edilen alacağın “avans faizi” yerine “yasal faizi” ile birlikte tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekir ise de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamaya ihtiyaç göstermediğinden, HUMK nun 438/7. madde ve fıkrası uyarınca kararın aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9270, K. 2011/2269, 4 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama