KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/9333 E., 2011/2111 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 8.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.12.2008 tarih ve 2007/299 - 2008/1393 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkil kooperatifin ortağı olduğunu, 15.02.2004 tarihli genel kurul kararıyla 4.150 YTL’nın ortaklardan tahsiline karar verildiğini, davalının ödemede bulunmadığını, yapılan takibe haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kooperatife borcu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıdan 1996 yılında 368 YTL tahsil edildiği, bunun 2004 yılındaki reel değerinin 7.504,82 YTL olduğu, bu miktarın takipte talep edilen 4.150 YTL’nı fazlasıyla karşıladığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, 1996 yılında kooperatif tarafından bankadan çekilen kredi borcuna karşılık olarak davalı tarafından ödenen 368 TL’nın 2004 yılındaki güncel değerinin 7.504,82 TL olduğu, bu miktarın 15.02.2004 tarihli genel kurulun 9.maddesi gereğince tapu masrafı olarak alınmasına karar verilen ve icra takibinde istenen 4.150 TL’nı fazlasıyla karşıladığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davalı ortağın fazla ödeme yapması halinde, bu miktarın talep edilen miktardan mahsup edilmesi gerektiği şüphesizdir. O halde, mahkemece yapılacak iş,genel kurullarda ne kadar aidat alınmasına karar verildiği, davalı ve emsal nitelikteki bir üyeden ne kadar aidat alındığı, davalının fazladan ödemesi bulunup bulunmadığı, varsa fazla ödemesinin eskale edilmeksizin, yani ödeme tarihindeki değeri üzerinden borcundan mahsubu gerekirken,yazılı olduğu şekilde, hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9333, K. 2011/2111, 2 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama