KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/9539 E., 2011/3621 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mart 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.04.2009 tarih ve 2008/260 - 2009/108 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 33. sınıfta yer alan, tanınmışlık vasfı taşıyan, şarap ürünlerini içeren, 1983 ve 1984 yıllarında tescil edilen “İZMİR+ŞEKİL” markalarıyla iltibas oluşturan, ayrıca onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp, itibar ve ayırt ediciliğini zedeleyecek olan davalı kişiye ait, 30/14. sınıfta bulunan “şekerlemeler, lokumlar, helvalar, pişmaniyeler, donmuş yoğurt (şekerleme), çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, yılbaşı ağacı süsü olarak şekerli ve çikolatalı ürünler, çikolata esaslı içecekler” emtialarını içeren,
“İZMİRİM” ibareli marka tescil başvurusuna yaptıkları itirazın en son Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nca, “marka ve işaretlerin kapsamında bulunan ürünler farklı bulunduğundan iltibas doğmayacağı ve 556 sayılı KHK’nin 8/4. maddesinde yazılı vakıaların gerçekleşme ihtimali bulunmadığı” gerekçesiyle reddedildiğini, ayrıca davalı başvurusuna konu işaretin yanıltıcı olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptaline ve davalı ...'ın marka tescil talebinin reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini istemiş, diğer davalı davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı markalarının baştan itibaren zayıf marka olduğu, davalı başvurusunda yer alan ürünlerin davacı markaları kapsamında yer almadığı, aynı tür olarak nitelendirilmelerinin mümkün bulunmadığı, markalar arasında iltibasın olamayacağı, davacı markalarının tanınmış olmadığı ve 556 sayılı KHK'nin 7/1-f maddesi anlamında tüketicinin yanılgıya düşmeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9539, K. 2011/3621, 31 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama