KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/963 E., 2010/6834 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2010
- Mahkemesi
- İzmir Asliye 10.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 10.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.10.2008 tarih ve 2007/477-2008/376 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirkete güvenlik hizmeti verilmesi amacı ile davalı ile müvekkili arasında hizmet sözleşmesi imzalandığını, davalı şirket elemanı İsmail Köseler tarafından fazla çalışma ücreti ve kıdem tazminatının tahsili istemiyle açılan davada müvekkili ile davalının İş Kanunu uyarınca müteselsilen sorumlu tutulduklarını, müvekkili tarafından dava dışı işçiye 10.573,14 TL ödemede bulunulduğunu, müvekkili ile davalı arasında imzalanan sözleşmenin 9. maddesi uyarınca davalının iş veren olarak İş Kanunu’nun kendisine yüklemiş olduğu tüm yasal sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getireceği taahhüdü altına girdiğini,
bu durumda müvekkili tarafından dava dışı işçiye ödenmiş bulunan tutardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkili tarafından ödenen 10.573,14 TL’nin davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davacı tarafından ödenen işçi alacağına ilişkin tüm tutardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, asıl işveren sıfatıyla dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücretinin taraflar arasındaki sözleşme uyarınca alt işveren olan davalıdan rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Dava dışı işçinin davacı asıl işveren ile son alt işveren davalı taraf aleyhine açtığı işçilik haklarına ilişkin İş Mahkemesi ilamıyla hüküm altına alınan tazminatın tamamı davacı tarafından ödenmiştir.
Her ne kadar mahkemece bilirkişi raporu alınmamış ve taraf delileri tam olarak toplanmamış ise de, dosyaya ekli iş mahkemesi dosyasında alınmış olan bilirkişi raporu içeriğine göre, dava dışı işçinin davalı yanında çalıştığı gibi, başka alt işverenler yanında da çalıştığı anlaşılmakta olup, davalı taraf da savunmasında davacıya karşı güvenlik hizmetinin bazı yıllarda yapılan sözleşmelerle dönemsel olarak verildiğini savunmuş, ayrıca dava dışı işçinin tüm çalışmasının kendi nezdinde olmadığını belirtmiştir.
Bu savunmayı doğrular şekilde İş Mahkemesince alınan raporda da, dava dışı işçinin kıdem tazminatı alacağı için başka alt işverenler yanında çalıştığı süreler de dikkate alınarak 9 yıl 4 ay 15 gün üzerinden tazminat hesaplanmıştır. Yine aynı bilirkişi raporunda davalı alt işveren yanında işçinin çalışma süresi ise 6 yıl 10 ay olarak belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca kıdem tazminatı borcuyla ilgili olarak davalının davacıya karşı olan sorumluluğunun işçinin kendi nezdinde çalışma dönemine isabet eden tazminat miktarıyla sınırlı bulunduğu gözetilerek davalının kıdem tazminatına ilişkin sorumluluğunun buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde davalının kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücretinin tamamından sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/963, K. 2010/6834, 14 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama