KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/968 E., 2010/6879 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.06.2008 tarih ve 2006/389-2008/159 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili,müvekkilinin nakışlı pencere olarak tabir edilen ‘revzen’ işiyle uzun yıllardır faaliyette bulunduğunu,davalının 28.08.2004 tarih ve 2004/03084 nolu çoklu tasarım ile adına tescil yaptırdığını, davacının tescilden önce değişik camilerde bu tasarımları kullandığını ileri sürerek, davalının 2004/03084-2,3,4,5 nolu tescillerinin hükümsüzlüğüne,davacı adına tesciline, 5.000 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili,davacının aynı konu hakkında Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi' nde dava açtığını, konusunun aynı olduğunu,ayrıca açılan davanın zaman aşımına uğradığını,tasarımın hükümsüzlüğü konusunda husumetin TPE' ne yöneltilmesi gerektiğini ve tasarımların davacıya ait olmadığını savunarak, davanın reddini istemiş,karşı davasında ise davacı-karşı davalının fiillerinin tescilli tasarımlarına tecavüz oluşturup oluşturmadığının tespitini,önlenmesini ve 1.000 YTL maddi,1000 YTL manevi tazminat ile 1000 YTL yoksun kalınan kazancın tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece,iddia,savunma,bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre,davalı-karşı davacının derdestlik itirazında bulunduğu davaların konusunun farklı olduğu,554 KHK' nin 44/4. maddesi gereğince tasarım hükümsüzlüğü davasının tescil sahibi aleyhine açılacağı,tescil sahibinin ise davalı olduğu,TPE aleyhine dava açılması zorunluluğunun bulunmadığı,tasarımların tescil tarihleri itibariyle zaman aşımı ve hak düşürücü süre iddialarının yerinde olmadığı,tasarımların ilk kez uygulandığı tarihler itibariyle 6 aylık rüçhan sürelerinin dolduğu,yenilik unsurunun tescil başvurusunun yapıldığı 26.08.2004 tarihi itibariyle ortadan kalktığı,tasarımlar davacıya
ait olsa bile başvuru tarihi itibariyle yeni olmadığından tescilin davacı adına yapılmak üzere devir talebinin yerinde olmadığı,tescili yapılan 3,4 nolu tasarımların davacı tarafından daha önceden kullanıldığı,uygulama ve tasarım sahipliğinin farklı olduğu,bir kısım camilerdeki uygulamaların bu tasarımların davacıya ait olduğunu göstermeyeceği,tasarım sahipliğinin ispatlanamadığı,cami pencerelerinde kullanılan ve geleneksel kültürün bir parçasını oluşturan desen ve süslemelerin anonim olduğu,tescilli tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilinceye kadar kullanma hakkının olduğu,3,4 nolu tasarımlar dışında 1,2,5 nolu tasarımlara herhangi bir
tecavüzün söz konusu olmadığı gerekçesiyle davalı adına tescilli 2004/03084-3,4 nolu tasarımların hükümsüzlüğüne,sair taleplerin ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı,taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/968, K. 2010/6879, 14 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama