KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/9637 E., 2011/2349 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.06.2009 tarih ve 2009/779 - 2009/1105 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın Opera Şubesi'nde hesabının bulunduğunu ve interaktif bankacılıktan yararlanmakta olduğunu, 07.06.2007 tarihinde davacının döviz hesabından TL hesabına para aktarılarak ardından diğer davalının hesabına havale yapıldığını fark ettiğini ve durumu davalı Banka yetkililerine bildirdiğini, bu şekilde 5.779,74 TL zararının oluştuğunu ileri sürerek, 5.779,74 TL'nın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında, davalı ... hakkında açtığı davayı atiye terk ettiğini belirtmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hesabında bulunan paraların, üçüncü kişiler tarafından, davacının şifresinin ele geçirilmesi yolu ile başka hesaba aktarılarak çekildiği, davalı Banka'nın gerekli güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 5.779,74 TL'nın 07.06.2007 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Banka'dan tahsiline, davalı ... hakkında açılan davada ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazının incelemesine gelince; davacı vekili, dava dilekçesinde talep ettiği alacağa avans faizi uygulanmasını talep etmiştir. Mahkemece hakkında kabul hükmü kurulan isteme ilişkin olarak avans faizine hükmedilmesi gerekirken
yasal faize karar verilmiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesine göre kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9637, K. 2011/2349, 7 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama