KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10012 E., 2012/1587 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Vekili
- Av. ...
- Davalılar
- 1- Tasfiye Halinde İdeal Tekstil Kot Kumlama ve Taşlama Ticaret Limited Şirketi
- Tasfiye memuru
- ...
Karar Metni
494 kelime·2 dk okuma
2- ... VEKİLİ : Av. ...
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/12/2009 tarih ve 2009/345-2009/878 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirketin tasfiye memuru tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı kurumun 3406200205458 sicil sırasında kayıtlı davalı şirketin işçilerinden Hüseyin Özkaya'nın yakalandığı meslek hastalığı nedeniyle davalı şirket aleyhine Bakırköy 10. İş Mahkemesi'nin 2008/565 Esas sayılı dosyası ile rücu davası açıldığını, ancak şirketin tasfiye kararı alınarak 17.11.2006 tarihinde Ticaret Sicilinden silindiğini, İş Mahkemesi'nden tasfiyenin ihyası için kendilerine mehil verildiğini, tasfiyenin gerçek olarak tamamlanmaması nedeni ile, davalı şirketin tasfiyesinin ihyasına ve tasfiye memuru tayinine karar verilmesini talep etmiştir.
Tasfiye memuru, davaya cevap vermemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin görevini TTK'nun 34. maddesi ve Ticaret Sicil Tüzüğü'nün 28. maddesi çerçevesinde yaptığını, tasfiye sürecindeki yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmaması nedeni ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tasfiye işleminin eksiksiz yapılmaması durumunda ticaret sicilinden terkin edilse de şirketin tüzel kişiliğinin sona ermeyeceği, davacı kurum tarafından davalı şirket aleyhine rücuen tazminat davası açıldığı belirlendiğinden, tasfiye işleminde eksiklik olup yeniden ihyasının istenmesinin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Karar, tasfiye memuru tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, ticaret sicilinden kaydı silinen limited şirketin ihyası istemine ilişkindir.
Anayasa'nın 36 ve HUMK'nun 73. maddeleri uyarınca taraflar dinlenmeden (taraf teşkili sağlanmadan), iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden karar verilemez.
Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır.
Somut olayda, öncelikle tasfiye memurunun Ticaret Sicil Memurluğu'na bildirdiği adresine davetiye tebliği, bu adreste tebligatın yapılamayarak iadesi halinde Tebligat Kanununun 35. maddesine göre davetiye tebliği gerekirken, doğrudan 35. maddeye göre tebligat yapılmak suretiyle işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece usulüne uygun şekilde taraf teşkili oluşturulmaksızın davalı şirketi temsilen tasfiye memurunun yokluğunda karar verilmesi isabetsizdir. Bu nedenle tasfiye memurunun bu yöndeki temyiz itirazları yerinde görülerek kararın bozulması gerekmiştir.
.../...
2-Bozma neden ve şekline göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
07/03/2012 - S.C
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10012, K. 2012/1587, 8 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama