KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10033 E., 2012/13036 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.04.2010 tarih ve 2009/198-2010/91 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.09.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "PROVİTAL" ibaresinin marka tescil başvurusunun ilanı üzerine davalı şirketin "PRO-V" ibareli markaları ile iltibas yaratacağı gerekçesiyle itirazda bulunduğunu, parfümeri, kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler ve sabun ürünleri yönünden itirazın kabul edildiğini, ret kararının kaldırılması amacıyla müvekkili tarafından yapılan itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davalı markaları ile müvekkilinin başvurusunun konusu olan işaretin iltibasa sebebiyet verecek derecede bir benzerlik taşımadığını ileri sürerek, başvurunun reddine dair YİDK. kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, başvurunun tescilinin müvekkili markaları ile iltibasa sebebiyet verebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı TPE vekili,davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, başvuru konusu işaret ile redde mesnet alınan markaların sescil, görsel, biçimsel ve umumî intiba olarak, iltibas yaratabilecek derecede benzer mahiyette bulunduğu; başvuru kapsamında bulunan ve reddedilen 3. sınıf hizmetler için 556 sayılı KHK’ nin 7/b ve 8/b maddesindeki hususların redde mesnet markanın sahibi şirket yararına gerçekleştiği, davalı TPE’ nin davacı başvurusunu 3. sınıf hizmetler için anılan madde hükmünü nazara alarak reddetmesinin hukuk gereği olduğu,
davacının, redde mesnet markayı terkin ettirmeden veya anılan marka hükmünü yitirmeden, kendi markasının tescilini sağlama olanağının bulunmadığı, davacı başvurusunun konusu olan işarettte, redde mesnet alınan markaların asıl ve ayırt edici unsuru konumundaki PROVİ biçiminde okunan PRO-V ibaresinin yine asıl ve ayırt edici unsur olarak yer alması karşısında, bu kullanımın 556 sayılı KHK'nin 12. maddesi kapsamında dürüst ve ticarî teamüllere uygun olduğunun da söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10033, K. 2012/13036, 11 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama