KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10050 E., 2012/1969 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/02/2010 tarih ve 2009/266-2010/44 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; " Maçka Palas + Şekil " ibaresinin 43.sınıf emtialarda marka olarak tescili için müvekkili tarafından yapılan başvurunun TPE Markalar Dairesince tescilli Hotel Maçka m + şekil ve "maçka" ibareli markalar dayanak gösterilerek 556 sayılı KHK' nun 7/b maddesi uyarınca reddedildiğini, yapılan itirazın da nihai olarak TPE YİDK tarafından kabul edilmediğini, oysa müvekkili markası ile redde dayanak gösterilen markaların aynı veya ayırtedilemecek kadar benzer olmadığı gibi kapsadıkları mal ve hizmetlerin de farklı olduğunu, müvekkiline ait ibarenin kullanımla ayırtedicilik tanınmışlık kazandığını ileri sürerek, TPE YİDK' nun 2009/M-3140 sayılı kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili; davacının başvurusunun konusu olan işaret ile redde dayanak alınan markaların ayırtedilemeyecek kadar benzer olduklarını, tescil kapsamına alınmak istenilen hizmetlerin de aynı tür olması sebebiyle karışıklığa yol açmasının muhakkak bulunduğunu, davacının başvuru konusu işaretinin ayırt edicilik kazanmasının, mutlak ret nedeninden etkilenmeksizin tescile olanak sağlayamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre; başvuru konusu işaret ile redde dayanak gösterilen markaların asıl ve ayırt edici unsurunun maçka ibaresi olduğu, bu hali ile başvuru konusu işaret ile redde mesnet alınan markaların görsel, anlamsal ve sescil olarak iltibas yaratabilecek derecede benzer olduğu, öte yandan başvuru kapsamında yer alan hizmetlerin tamamının redde mesnet markaların kapsamında da aynen yer aldığı.
556 sayılı KHK'nın 7/b, 8/b ve 8/5. maddesi hükümleri karşısında davacının başvuru konusu işareti kullanımının, 556 sayılı KHK'nin 12. maddesi kapsamında mütalâa edilebilecek dürüst ve ticari teamüllere uygun olduğunun da söylenemeyeceği, tüm bunlara göre başvurunun reddine ilişkin YİDK kararının hukuka uygun olduğu gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı; davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10050, K. 2012/1969, 15 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama