KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10098 E., 2012/1858 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2009 tarih ve 2003/207-2009/366 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, şirketin olağan genel kurulunun toplanamaması nedeniyle talep üzerine mahkemece atanan kayyım tarafından olağanüstü genel kurul toplantısının yapıldığını, ortaklar pay defterinin gerçek durumu yansıtmadığını, bu pay defterine göre pay sahipleri cetveli ve genel kurul hazirun cetvelinin hazırlandığını, müvekkillerinin muhalefet şerhi koymalarına engel olunduğunu ileri sürerek davalı şirketin olağanüstü genel kurul toplantısında yönetim ve denetim kurulları üyelerinin seçimine dair kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, pay nisaplarının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacıların alınan kararlara muhalefet şerhi koymadıklarından dolayı dava açma haklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre bilirkişi raporu ayrıntılı ve gerekçeli olup hüküm kurmaya yeterli olduğu gerekçesiyle davacıların davasının kabulü ile davalı şirketin olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararlardan olan yönetim ve denetim kurulları üyelerinin seçiminin iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava olağanüstü genel kurulda alınan yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçimine dair kararların iptaline ilişkin olarak açılmıştır. TTK'nın 381'inci maddesi uyarınca toplantıya katılan bir ortağın iptal davası açabilmesi için aleyhe oy vermesi ve muhalefetin tutanağa geçirtmesi gerekir. Ancak alınan kararların yokluğu sonucunu doğuracak bir hususun varlığı halinde muhalefet şerhi aranmaksızın dava açılması mümkündür.
Davacı taraf gerçek pay sahiplerinin katılmadığı iddiasıyla iş bu davayı açtığına göre, mahkemece gerektiğinde davacıdan toplantıya katılanların hangilerinin hangi nedenle gerçek hak sahibi olmadığı sorulmak ve şirket kayıtları incelenerek de gerçek pay sahiplerinin kimler olduğu ve bu tespite göre toplantı ve karar nisaplarının yokluğu sonucunu doğuracak bir sakatlığın bulunup bulunmadığı,
şayet bu şekilde bir sakatlık yok ise, muhalefetini tutanağa geçirtmeyen ve kararı da gerekçesi bakımından bu yönü ile temyiz etmeyen davacı tarafın böyle bir davayı açamayacağı nazara alınmadan ve kararda kararın denetlenmesini sağlayacak herhangi bir gerekçeye yer verilmeksizin, bilirkişi raporunun benimsendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10098, K. 2012/1858, 13 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama