KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10109 E., 2010/10335 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.02.2009 gün ve 2008/328-2009/85 sayılı kararı onayan Daire’nin 19.01.2010 gün ve 2009/11132-2010/539 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı... Tur. San. ve Tic.
A.Ş.' nin kurucu ve ortakları olan davalılardan ..., ...ve ... yönetim kurulu üyesi olduklarını, tasfiye sırasında müvekkilinin dava dışı şirketten Ankara Asliye 3.Ticaret Mahkemesi' nin kararıyla 02.05.1997 tarihi itibariyle 570.510.000 TL ve 03.05.1997 tarihi itibariyle 19.909.828.274 TL olmak üzere toplam 20.480.338.274TL alacaklı olduğuna hükmedildiği halde davalıların kesinleşmiş ilamına dayalı alacağını karşılıksız bırakmak ve davacıyı zarara uğratmakamacıyla tasfiye edilmesi mümkün olmayan şirketi tasfiye edip sicilden terkinini sağladıklarını,
20.07.2000 tarihinde şirketin 3.kişi ve kuruluşlara borcu ve alacağı bulunmadığına dair yalan beyanda bulunduklarını şirket yöneticisi ve tasfiye memuru olarak davalıların bu alacaktan sorumlu olduklarını ileri sürerek, kesinleşen mahkeme hükmünde yer alan alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, alacağın zamanaşamına uğradıını, öncelikle şirketin ihyasını isteyerek ek tasfiye yapılmasını istemeyen davacının davasının dinlenemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. Davalılar ... ve ... vekili, davanın zamanaşımına uğradığını,şirketin tasfiye aşamasında kesinleşmiş bir alacak bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemenin uyduğu bozma kararı uyarınca yaptığı inceleme sonucunda davanın reddine dair verdiği kararının Dairemizce onanması üzerine davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve Dairemiz onama kararında yerel mahkemece davanın esastan reddine dair verilen kararın davalılar ... ve ... tarafından davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürerek,
gerekçe bakımından temyiz etmemeleri karşısında bozma üzerine verilen ikinci karara ilişkin temyiz isteminin davanın zamanaşımından reddi gerektiğini belirterek temyiz etmemeleri nedeniyle dinlenemeyeceği gerekçesi eklenerek onanması kararlaştırılmış olmasına rağmen, kararın yazımı sırasında adı geçen davalılar hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddedildiği ve bu kararın temyiz edilmeyerek kesinleştiği gerekçesi eklenmesinin kararın yazımı sırasında meydana gelen maddi hata sonucu olduğunun anlaşılmış olmasına göre,
davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10109, K. 2010/10335, 15 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama