KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10149 E., 2012/1665 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/04/2010 tarih ve 2009/278-2010/97 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2005 yılında Avicenna ibaresinin marka olarak tescili için davalı idareye başvurduğunu, davalı tarafından başvurunun 556 sayılı KHK’nın 7/1-h maddesi gereği reddedildiğini, bu başvurudan 3 yıl sonra davalı şirket tarafından AVİCENNA ibaresi için yapılan başvurunun kabul edilerek ilan edildiğini, müvekkilinin bu kez Avicenna Farma Dış Ticaret ve Pazarlama AŞ. ibaresinin marka olarak tescili için yaptığı başvurunun davalı idare tarafından 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi gereğince davalı şirketin başvurusu gerekçe gösterilerek reddedildiğini,
yapılan itirazın da TPE Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından reddedildiğini, oysa anılan ibare üzerinde gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu ve davalı idarenin eşitlik ilkesine aykırı hareket ettiğini ileri sürerek, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2009-M-4053 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının başvurusunu yaptığı Avicenna ibaresi ile redde mesnet marka arasında iltibasa neden olacak şekilde benzerlik bulunduğu, bu itibarla TPE kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, TPE hakkındaki davanın reddine, davalı şirket tarafından davacı başvurusuna her hangi bir itiraz yapılmadığından bu davalıya husumet yöneltilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davalı şirket hakkındaki davanın ise husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10149, K. 2012/1665, 9 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama