İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/10181 K.2012/2549

Taraflar arasında görülen davada Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/02/2010 tarih ve 2006/139-2010/50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,…

Esas2010/10181Karar2012/2549Tarih22 Şubat 2012Okuma4 dk · 727 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2010/10181 E., 2012/2549 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Şubat 2012
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Vekili
AV. ...
Vekili
AV. ...
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

727 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/02/2010 tarih ve 2006/139-2010/50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan kartlı ödemeler sözleşmesi ile davacının iş yerine davalı bankanın pos cihazının kurulduğunu, 08.12.2005 tarihinde yapılan satış nedeni ile düzenlenen üç adet fatura karşılığının müşterinin kredi kartından ayrı ayrı çekildiğini, bu işlemlere banka tarafından onay verildiğini, alış veriş sonrası slipler ibraz olunmasına rağmen pos cihazından usulsüz ve sahte kredi kartları ile işlem yapıldığı,

bankanın zarara uğratıldığı gerekçesi ile bankaca ödeme yapılmadığını, müvekkilinin işlem sırasında kart ve müşteri bilgilerini kontrol ettiğini, sorumluluğunu yerine getirdiğini, işlemin sorumluluğunun sahte kredi kartı ile yapılan işleme onay veren davalı bankaya ait olduğunu ileri sürerek, bahsi geçen satışlarla ilgili olarak komisyon bedeli düşüldükten sonra kalan 11.711 TL alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının pos cihazından yapılan işlemlerin sahte kredi kartı ile gerçekleştirildiğini, slip bölmesi yapılarak tek alış-verişte farklı limitler denenerek alış veriş bedelinin tutturulmaya çalışıldığını, sözleşmede yasak olduğu belirtilmesine rağmen slip bölmesi yapılmasına izin veren davacının kartlı ödemeler sözleşmesini ihlal ettiğini, çalıntı sahte kartların alış veriş esnasında bankalarca tespit edilebilmesinin mevcut bankacılık teknolojisi ile mümkün olmadığını, bankanın davacı hesabına bloke koymasında bir usulsüzlük bulunmayıp söz konusu paranın sahibinin başvurusunu bekleyen paralar hesabında tutularak zamanaşımı süresi sonunda Markez Bankasına aktarılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece toplanan kanıtlar ve benimsenen çoğunluk bilirkişi raporlarına dayanılarak, davacının iş yerindeki posta makinesinden iki ayrı sahte kredi kartı ile işlem yapıldığı, davacının ortada tek alış-veriş varken alış-verişi üç ayrı faturaya bağlayıp üç ayrı slip çekilmesine imkan verdiği, slip bölmenin kartın kredi ve işlem limitine ilişkin kontrolleri bertaraf etmek amacı ile yapıldığı, yapılan slip bölme işleminin taraflar arasındaki üye iş yeri sözleşmesinin VI/6 maddesi ile 5464 sayılı yasanın 22.maddesine aykırılık oluşturduğu, bu nedenle davalı bankanın işlem bedelini ödememe hakkına sahip olduğu gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

.../...

-2-

1-Dava, davacıya davalı banka tarafından tahsis edilen Pos cihazı ile yapılan işlemlerden dolayı işlem bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.

Davacının işyerinde gerçekleşen satış işlemi ile ilgili olarak 3 adet fatura tanzim ettiği, yabancı bankaya ait iki adet kredi kartından fatura bedelleri için ayrı ayrı provizyon alınmak suretiyle işlemin gerçekleştirilmiş olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Davalı banka, işlemin sahte kredi kartı ile ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olacak şekilde slip bölme şeklinde gerçekleştirilmesi nedeniyle ödeme yapmaları gerekmediğini savunmuştur.

Taraflar arasındaki üye işyeri sözleşmesinde üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart hamili olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın bloke hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.

Mahkemece, davacının slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, haksız davranışından sorumlu olduğu gerekçesi ile dava reddedilmiş ise de, öncelikle araştırılması gereken husus ilgili yabancı banka tarafından chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, dolayısıyla davalı bankanın bu satış işlemlerinden bir zararının doğup doğmadığının belirlenmesidir. Davacı bankaya bu şekilde chargeback işleminin yapılıp yapılmadığı araştırılmamıştır.

Her ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için bloke koyma hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul chargeback süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi de doğru değildir.

2-Öte yandan, davacı vekili sahte kredi kartıyla yapılan işleme onay veren davalı bankanın mütefarik kusurunun bulunduğunu ileri sürmüş, mahkemece hükme esas alınan 1.2. ve 4. bilirkişi kurulu raporlarına da aynı gerekçeyle itiraz etmiştir. Bu durumda, yukarıda (1) nolu bentteki açıklama doğrultusunda yapılacak araştırma sonucunda, davalının zararının doğduğunun anlaşılması halinde, sahte kredi kartıyla işlem yapılmasına onay veren davalı bankanın, bu işlemin gerçekleşmesinde mütefarik kusuru bulunup bulunmadığı hususunda rapor veya ek rapor alınıp sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak ve yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

17/04/2012-S/E

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10181, K. 2012/2549, 22 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/10181
Karar No
2012/2549
Tarih
22 Şubat 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/10190 K.2012/6620
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/10194 K.2012/2674
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/10198 K.2012/2676
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/10215 K.2012/5317
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/10216 K.2012/2533
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/10219 K.2012/5318

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.