KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10318 E., 2012/1801 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Batman Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.05.2010 tarih ve 2010/181 - 2010/474 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya taşıma hizmeti verdiğini, sözleşmede akaryakıt bedelinin davalı tarafından karşılanacağının düzenlendiğini, ancak akaryakıta ilişkin KDV'nin kime ait olacağına yönelik açıklama olmadığını, davalının 20 yıldan beri bu bedeli KDV ile ödediğini, bunu bilerek müvekkilinin sözleşmeyi imzaladığını, 2001-2002 yılı sözleşme bitiminden sonra davalı müfettişlerinin yaptığı inceleme sonucu bu uygulamanın yanlış olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle, müvekkiline ödenen KDV karşılıklarının 2 yıl geriye yürütülerek istihkaklarından kesinti yapıldığını, yapılan işlemin yerinde olmadığını ileri sürerek, 2.000 TL'nın hakkın doğum tarihinden itibaren en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davadan önce temerrüte düşürülmediğini, faizin dava tarihinden itibaren başlaması gerektiğini, fazla tahsilat yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, sözleşme uyarınca davacının davalıya taşıma hizmeti verdiği, faturalar düzenleyerek hizmet bedelini aldığı,bu faturalarda akaryakıt bedelinin de gösterildiği, uyuşmazlığın bu akaryakıt bedeline KDV uygulanmasının gerekip gerekmediğinden kaynaklandığı, davalı müfettişlerinin düzenlediği raporunda faturalarda akaryakıt birim fiyatlarının KDV dahil edilerek yazılmasından sonra en son aşamada tekrar KDV uygulanmasının mükerrer KDV ödenmesine neden olduğunun açıklandığı,
oysa benzer dosya da alınan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere davacının hizmet karşılığı düzenlediği faturadaki KDV ile hizmet faturasındaki KDV'nin vergiyi doğuran olaylar nedeniyle mükerrer vergilendirme olmadığının açıklandığı, davacının hak edişlerinden yapılan kesintinin haksız olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2.000 TL'nın 11.04.2003 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10318, K. 2012/1801, 13 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama