KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10391 E., 2012/2150 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/05/2010 tarih ve 2008/893-2010/752 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Yapı ve Kredi Bankası'nda bulunan hesabına bilişim korsanları tarafından 22.1.2008 tarihinde girildiğini ve hesabından 2.200 TL paranın ... hesabına havale edildiğini, müvekkilinin şifresini hiç kimseye vermediğini, olaydan sonra savcılığa başvurulduğunu ve savcılık tarafından soruşturma açıldığını olayda müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını ileri sürerek 2.200 TL maddi ve 1.000 TL manevi zararın 22.1.2008 tarihinden geçerli reeskont faiziyle davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin bir kusurunun olmadığını, davacının şifresinin banka tarafından veya başka birisi tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin gerekli tüm önlemleri aldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın güvenlik sistemlerinin yetersiz olması nedeni ile kusurlu bulunduğu, davacının güvenlik önlemlerine göre hareket ettiği ve şifresini başkalarının eline geçecek şekilde kullanmadığı için kusurunun olmadığı, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçeleri ile 2.200 TL maddi ödencenin 22.1.2008 tarihinden geçerli faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi ödence isteğinin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıda 2 nolu bentte belirtilen nedenler dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacı vekili dava dilekçesi ile reeskont faizi talep etmesine rağmen TTK'nun 4 ncü maddesi uyarınca 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi uyrınca avans faizi oranında temerrüt faizi talep etmesi mümkün olan davacının yasal faizin üzerinde avans faizinin altında bulunan reeskont oranında temerrüt faizi talebinin yerinde olduğu nazara alınarak reeskont oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10391, K. 2012/2150, 17 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama