KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10507 E., 2012/2217 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/03/2010 tarih ve 2009/177-2010/44 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "BAFRA ERİŞ LACİVERT+ŞEKİL" ibareli 30. sınıftaki emtiaları içeren marka başvurusunun, davalı şirketin aynı sınıfta tescilli "ERİŞ UN", "ERİŞLER", "ERİŞ FLOUR MILLS" ibareli markalarına dayanarak itirazı sonucunda, nihai olarak "her türlü un, irmik, nişasta; hububat(tahıl) ve mamulleri, makarna, mantı ve erişteler" malları yönünden iltibas ve benzerlik bulunduğu gerekçesiyle reddedildiğini, müvekkili şirketin ortakları ile davalı şirketin ortaklarının kardeş olduklarını, davalı şirkette beraber çalışırken müvekkilinin daha sonra ayrıldığını, müvekkil şirket ortaklarının soy isimlerini kullanarak "ERİŞ" markasının bilinirliği konusunda pay sahibi olduğunu ileri sürerek, YİDK kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin 1976 yılında unvanını ticaret siciline tescil ettirdiği "ERİŞ" ibareli markasının tanınmış bir marka olduğunu, 2000 yılında davacı şirket kurucuları olan kardeşlerin ayrılarak hisselerini diğer ortaklara devir ettiklerini, davacı başvurusunun müvekkili markalarına iltibasa sebebiyet verecek derecede benzerlik taşıdığını ve davacının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı başvurusunda "ERİŞ" ibaresinin asıl ve ayırt edici unsur içerisinde yer aldığı, bu ibarenin reddedilen mallar bakımından markasal kullanım önceliğinin davalı şirkete ait olduğu, davacının kesinleşmiş mahkeme kararlarına rağmen tescil talebinin iyi niyetli olmadığı, davacı şirket ortağının davalı şirketteki payını devir etmesi ve şirketten ayrılması halinde, şirketin markasına ve ticaret unvanına benzer markaları adına tescil ettirme yetkisinin olmadığı, taraf markalarının ortak unsurunu teşkil eden "ERİŞ" ibaresinin işitsel, biçimsel ve genel izlenim itibariyle benzer bulunduğu, idari, ticari bir bağlantı bulunduğu yanılgısı yarattığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10507, K. 2012/2217, 20 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama