KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10508 E., 2010/11213 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.09.2007 gün ve 2006/409-2007/181 sayılı kararı onayan Daire’nin 16.02.2010 gün ve 2008/5705-2010/1745 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin diğer davalı nezdinde yaptığı başvuru ile “SCHOKOLETTA” ibaresini 29, 30 ve 32. sınıflarda marka olarak tescil ettirmek istediğini, müvekkilinin, aynı sınıflarda adına tescilli bulunan “ŞOKOLETİ” ve “ETİ ŞOKOLETİ” markalarını gerekçe göstererek davalı kurum nezdinde yaptığı itirazın, sırasıyla, Markalar Dairesi ile YİDK tarafından “markalar arasında iltibas olasılığı bulunmadığı” gerekçesiyle reddedildiğini, oysa ibareler arasında ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunduğunu, okunuş ve telaffuzun birebir aynı olduğunu,
aynı satış noktalarında ve aynı raflarda satılacakları için karıştırılma oranının yüksek olacağını ileri sürerek, YİDK kararının iptali ile davalı şirket adına tescil edilen markanın hükümsüz sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, yapılan işlemlerde bir usulsüzlük bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Katsan Gıda Ltd. Şti. vekili, markalar arasında benzerlik ve iltibas bulunmadığını, müvekkilinin davaya konu markasının anlamı olmayan fantezi bir kelime olduğunu, telaffuzunun da farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı başvurusu ile davacı markaları arasında 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, YİDK kararının iptali ile davalı şirket adına tescili yapılan markanın iptali ve sicilden terkinine karar verilmiş; kararın davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.02.2010 tarihli kararıyla yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Bu kez, davalı şirket vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre ve özellikle gerek bilirkişi seçimine yönelik itirazın ve gerekse de bu itirazın mahkemece reddedilmiş olmasında izlenen yönteme yönelik olarak davalı yanca ileri sürülen itirazların davanın esasına ve sonuca müessir bulunmamasına göre davalı şirket vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10508, K. 2010/11213, 3 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama