KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10579 E., 2012/3347 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2012
- Mahkemesi
- Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 22/04/2010 tarih ve 2010/81-2010/181 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin davalılara 2007 yılında uluslararası taşımacılık hizmeti verdiğini, müvekkilinin 24.150,50 USD karşılığı 28.966,11 TL alacaklı olduğunu, davalılar aleyhine Şişli İcra Müdürlüğünün 2008/4718 Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, itirazla takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %40 ından az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, yetki itirazında bulunmuş, müvekkillerinin davacıya borcu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında yetki konusunda bir anlaşmanın mevcut olmadığı, takibin Şişli İcra Müdürlüğünde yapıldığı, borçluların takip talebinde gösterilen Ankara adresine tebligat yapıldığı gerekçesiyle, yetkili icra dairesi olan Ankara’da herhangi bir takip bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının borca itirazının kapsamı itibariyle uyuşmazlığın sırf para alacağına ilişkin olmaması sebebiyle Borçlar Kanununun 73. maddesinin uygulanamayacak olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10579, K. 2012/3347, 7 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama