KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10617 E., 2012/2280 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/06/2010 tarih ve 2009/387-2010/200 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili tarafından bedeli ödenen 30.06.2008 vadeli bonodan dolayı protesto çektiğini, müvekkiline banka tarafından ödediği senet yerine vadesi gelmemiş olan 30.07.2008 vadeli bononun verildiğini anladığını, davalıya durumu bildirdiğini, davalının hatalı davrandıklarını belirterek protestoyu Merkez Bankasına bildirmeyeceklerini söylediklerini, müvekkilinin başka bankadan kredi almak istediğinde davalının protestoyu kendi bilgi işlem sistemine girdiklerini ve Merkez Bankası sisteminde görüldüğünü anladığını,
davalının haksız ve hukuka aykırı eyleminin müvekkilinin itibarını sarstığını ileri sürerek protestonun davalı bankaya ait bilgi işlem merkezinden silinmesini, silindi bilgisinin TCMB’'ye bildirilmesini, 100.000 TL manevi tazminatın yasal faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından ödenen bono yerine 30/07/2008 tarihli senedin teslim edildiğinin anlaşıldığını, sehven yapılan bu işlem farkedildiği anda derhal düzeltme işlemleri yapılıp protesto bildiriminin kaldırılması için gerekli başvuruların aynı gün yapıldığını, davacının zararının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının ödediği bononun davalı tarafından 01/09/2008-15/09/2008 döneminde protestolu olduğunun TCMB'ye bildirildiği, aynı dönemde senedin kaldırılması işleminin yapıldığı, bu durumun davalı bankanın hizmet kusuru olup davacının ticari itibarının zedelendiği, ancak davalının geç de olsa dava konusu senedi protestolu senetler bülteninden çıkartmak için gayret gösterdiği ve herhangi kasıt ve kötü niyetinin bulunmadığı, davacının da senedi ödedikten sonra kendisine verilen senedi itina ile kontrol etmeyerek kendisine gelen protesto üzerine yanlış senet verildiğini farkederek zarara kendisinin de sebebiyet verdiği,
BK.'nın 44. maddesi uyarınca değerlendirme yapılacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline, silinme işlemi gerçekleştirildiği için banka kayıtlarından silinmesine ilişkin talebin konusu kalmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10617, K. 2012/2280, 20 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama