KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10632 E., 2012/2287 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/03/2010 tarih ve 2007/865-2010/160 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait davalı banka nezdindeki hesabından müvekkilinin bilgi ve talimatı olmaksızın internet üzerinden hazine bonosunun bozdurularak farklı hesaplara havale edildiğini, usulsüz işlemler nedeniyle davalı tarafından bir kısım havaleler üzerine bloke konularak müvekkiline iade edildiğini, müvekkilinin toplam 83.004 TL zararının olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000 TL'nin ihtarname tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, 19.01.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini yükselterek 29.051,40 TL'nin 26.05.2005 tarihinden itibaren faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin her türlü güvenlik önlemini aldığını, şifrelerin davacının egemenlik alanından ele geçirildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalının şifrematik cihazının kullanımını müşterileri için zorunlu tutmadığı, havale sırasında teyit almadığı, hazine bonosu bozdurularak havaleler yapılmasına izin verdiği, yüklü fon satışını fark edemediği, özen borcunu yerine getirmediği, davacının ek güvenlik önlemleri konusunda bilgilendirilmediği, sorumsuzluk sözleşmesinin geçerli olmadığı, davalının tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 29.051,40 TL'nin 14.06.2005 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10632, K. 2012/2287, 20 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama