KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10649 E., 2012/1761 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.05.2010 tarih ve 2008/142 - 2010/266 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hamili bulunduğu, dava dışı ... tarafından keşide edilen 6.500 TL bedelli çekin karşılığının çıkmaması üzerine çek keşidecisi ve ciranta hakkında icra takibi başlattıklarını, bunun üzerine keşideci ...’ın müvekkili hakkında menfi tespit davası açtığını, yapılan yargılama sonunda, söz konusu çekin ... tarafından değil ...’ın kimlik bilgilerini kullanan kimliği belirsiz bir kişi tarafından keşide edildiğinin anlaşıldığını, davalı bankanın bu kişiye gerekli araştırma yapmadan çek karnesi vermesinin kusurlu bir davranış olduğunu, diğer davalının ise noter olup kimliği belirsiz bu kişi için ... adına imza sirküleri düzenlediğini ileri sürerek, müvekkilinin uğradığı toplam zarar olan 10.657,80 TL’nın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu işlemlerin nüfus müdürlüğü tarafından düzenlenmiş nüfus cüzdanına dayalı olarak gerçekleştirildiği, bu nüfus cüzdanının sahte ya da tahrif edilmiş olmayıp, muhtar tarafından düzenlenen kayıp belgesine dayalı olarak ... adına, kimliği belirsiz bir kişi için tanzim edildiği, bu nedenle davalıların ihmal ve kusurlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, ...’ın kimlik bilgilerini kullanan kimliği belirsiz kişi için açılan çek hesabı nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Bankaların çek hesabı açtırmak isteyen kişiler hakkında yapması gereken araştırmaya ilişkin düzenlemeye Çek Kanunu'nun 2. maddesinde yer verilmiş olup, bankaların çek hesabı açtırmak isteyenin yasaklılık ve engel durumu bulunup bulunmadığını Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nca, bankalara yapılan duyurular çerçevesinde her birinin kendi nezdinde oluşturduğu kayıtlardan araştıracakları ayrıca bu kişinin ekonomik ve sosyal durumu gibi hususların belirlenmesinde gerekli basiret ve özeni göstermekle yükümlü oldukları açıklanmıştır.
Somut olayda ise mahkemece, söz konusu madde metnine değinilmekle birlikte davalı bankanın yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği araştırılmamış, çek hesabı açan kişinin kullandığı nüfus cüzdanının sahte ya da tahrif edilmiş olmadığı ve illiyet bağının koptuğu belirtilmekle yetinilmiştir.
Bu durumda, mahkemece davalı bankanın, çek karnesi verirken Çek Kanunu'nun 2. maddesinde belirtilen hususları yeterince araştırıp araştırmadığı tereddüte yer olmayacak şekilde belirlendikten sonra oluşacak kanaate göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davalı banka hakkında red hükmü kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10649, K. 2012/1761, 13 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama