İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/10686 K.2012/8343

Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/06/2010 tarih ve 2009/240-2010/175 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... dışındaki davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen…

Esas2010/10686Karar2012/8343Tarih18 Mayıs 2012Okuma6 dk · 1.220 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2010/10686 E., 2012/8343 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Mayıs 2012
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.220 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/06/2010 tarih ve 2009/240-2010/175 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... dışındaki davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/05/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili ... ile davalılardan Kombassan İnş. Tarım ve San. İşl. Tic. A.Ş., Kombassan Holding A.Ş. ve ... vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirket temsilcilerinin yüksek faiz verileceği ve parasını istediği zaman geri alabileceği taahhüdünde bulunmaları üzerine müvekkilinin belge karşılığında davalılara 105.000 DM verdiğini, kısa bir süre sonra müvekkilinin parasını istediğini, ancak bu güne kadar kendisine ödeme yapılmadığını, hisse senetlerinin izinsiz olarak halka arz edildiğini, Kombassan Grubu tarafından yapılan usulsüzlüklerin SPK ve diğer resmi kurum raporlarında açıklandığını, davalılar hakkında çeşitli suçlardan suç duyurusu yapıldığını, müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını,

kanuna uygun bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığını, davalı ... ile yönetim kurulu üyesi olan diğer davalıların zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, şimdilik 7.500,00 TL’nın faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine ve geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, zamanaşımı defi ile birlikte davacının davalı şirketin ortağı olduğunu, ortağın sermaye olarak koyduğu parayı istemesinin mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket yöneticilerinin şirket hisselerinin halka arzında basiretli bir tacir gibi davranmaları gerekirken TTK ve SPK mevzuatına aykırı bir şekilde yüksek kar payı verme ve her istenildiğinde geri alınması vaadi ile davacıya hisse sattıkları ve bu satışın BK’nun 20/2. maddesi gereğince batıl olduğu, batıl olan bu işleme dayalı olarak davacı tarafından hisse bedeli olarak ödenen miktar kadar davalıların nedensiz zenginleştikleri gerekçesiyle, davanın kabulüne, taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tesbiti ile yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne ve 7.500,00 TL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı ... dışındaki davalılar vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalılar aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve davalıya verildiği iddia edilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Somut olayda, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf “davalı şirket yöneticileri ve atadıkları temsilcileri vasıtası ile yüksek oranda kar verileceği ve yatırılan paranın istenildiği an çekilebileceği vaadi ile binlerce kişiden para tahsil edildiğini, tahsil edilen paralara karşılık kimilerine tahsil makbuzu, kimilerine ise “ortaklık durum belgesi” adı altında belge verildiğini, ancak bir süre sonra talep edilmesine rağmen toplanan paraların geri verilmediğini, para toplama işleminin Bankalar Kanunu, TTK, SPK ve BK’ya aykırı olduğunu,

davalı şirket tarafından para veren kişilerin şirket ortağı olarak pay defterine kayıt edilmiş olsa bile para veren kişilerin ortak olma amacının olmadığını, şirkete verilen paranın iade edilmeyeceği bilinse idi kimsenin davalı şirkete para vermeyeceğini iddia ederek verilen paranın tahsili istenilmiştir.

Davalı taraf ise, davacı ile şirket arasında ortaklık ilişkisi kurulduğunu, TTK'nun 329. ve 405. maddeleri uyarınca hisselerin şirket tarafından geri alınması ve hisse bedelinin iade edilmesinin mümkün olmadığını, davacının iradesi doğrultusunda payların ortaklık pay defterine kaydedildiğini, ortaklık durum belgesi ve tahsilat makbuzu adlı belgenin şirket yöneticileri tarafından imzalanmadığından davalı şirketi bağlamadığını savunmuştur.

Gerçekten de TTK.'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler. Sermaye artırımlarında, yeniden ihraç edilecek payların taliplilerine “primli” olarak tahsis edilmesi mümkündür.

Bunun için de, prim miktarı hakkında genel kurul kararı olması ve nominal değeri aşan ödemelerin (prim) TTK’nun 466/1. maddesinin uyarınca kanuni yedek akçeye eklenmesi gerekir. Anılan hükümlerin uygulanabilmesi için de ortada geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunması gerekmektedir. Anonim şirketlerde hisse sahibi olmanın iki yolu vardır, bunlar aslen veya devren pay sahibi olunmasıdır.

Aslen pay sahibi olunması şirketin kuruluşunda yada sermaye artırımında sermayeden pay alma yolu ile pay sahibi olma, devren pay sahibi olma ise, bir anonim ortaklıkta pay sahibi olan bir kişiden sahibi olduğu hisselerin satın alınarak pay sahibi olunmasıdır.

Davalılar tarafından davacının şirket ortağı olduğu iddia edilerek şirket pay defterinin davacıya ait kısmının fotokopisi dosyaya sunulmuş ise de, bu kayıtta davacının hangi tarihte ve nasıl pay sahibi olduğu, devren mi yoksa, aslen mi pay sahibi olduğu belli değildir.

Davalı tarafından şirket ortaklarından hisse satın alınarak ortak olunduğu belirtilmiş ise de, bu şekilde hisse devrettiği iddia edilen kişinin kim olduğu, davalı şirketin ortağı olup olmadığı, davacının ortaklığına ilişkin bu kaydın ortaklık durum belgesine göre yapılıp yapılmadığı belli olmadığı gibi davacının davalı şirkete ait sermaye hesabı içinde pay sahibi olup olmadığı da belli değildir.

Bununla birlikte davacının ortak sıfatıyla genel kurullarına katıldığı veya usulünce dağıtılmasına karar verilen kar payını aldığı veya başka bir şekilde ortaklığın benimsenmesi sonucunu doğuracak bir ilişkiye girip girmediği de belli değildir.

Bu nedenle uyuşmazlık, davacının davalı şirketin ortağı olup olmadığı, dolayısı ile taraflar arasındaki ilişkinin davalının savunduğu şekilde bir ortaklık ilişkisi mi, yoksa davacının iddia ettiği şekilde yüksek kar payı vaadi ile tasarrufların davalı şirket nezdinde değerlendirilmek üzere davalıya para verildiği, yani 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 10. maddesinde düzenlenen mevduat ilişkisi mi olduğu noktasında toplanmaktadır.

Bu hususun açıklığa kavuşması için de ancak, davalıya ait defter ve kayıtlar üzerinde içinde şirketler hukukunda uzmanlığı bulunan bir akademisyen ile SPK uzmanı ve muhasip bilirkişinin bulunduğu heyetten rapor alınması gerekmektedir.

Bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemenin davalının sadece pay defteri üzerinde yapılması yeterli olmayıp, davalı şirketin tüm defter ve kayıtları ile Dairemize intikal eden çok sayıda emsal nitelikteki dosyalardan bilindiği üzere SPK Denetleme Raporları, TBMM Meclis Araştırması Komisyonu Raporu, Maliye Bakanlığı Teftiş Kurulu Raporu ve davalı şirket yöneticileri hakkında açılan ceza dava dosyaları üzerinde yapılması gerekmekte olup, tüm bu rapor ve dosyalardaki iddia ve vakıalar birlikte değerlendirilerek taraflar arasındaki ilişkinin ne olduğunun belirlenmesi gerekmektedir.

Yani davacının sadece davalı şirkete ait pay defterinde ortak gösterilmesi, davacının şirket ortağı olduğunun kabulü için yeterli değildir.

Her ne kadar mahkemece bilirkişi raporu alınması hususunda ara karar oluşturularak davacıya kesin süre verilmiş ve davacı tarafça kesin süre içinde masraf yatırılmamış ise de, sadece muhasip bilirkişiden rapor alınmasına yönelik karar verilmiş olması nedeniyle Dairemizin emsal uyuşmazlıklarda vermiş olduğu kararlarda olduğu gibi bilirkişi heyetinin yukarıda yazılı olduğu şekilde oluşturulması gerektiğinden kesin süreye uyulmaması davacı aleyhine sonuç doğurmaz.

Bununla birlikte, yine mahkemece davacı tarafa ortaklık durum belgesi veya tahsilat makbuzunun aslının sunulması için kesin süre verilmiş ve kesin sürenin gereği davacı tarafça yerine getirilmemiş ise de, davalı tarafından davacının ödeme yaptığı olgusu kabul edilerek pay defterinde davacının ortak olarak gösterilmesi karşısında bu belgelerin aslının sunulması için verilen süre de gereksizdir.

Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda taraflar arasındaki ilişkinin ortaklık ilişkisi mi, yoksa davacının iddia ettiği gibi mevduat ilişkisi mi olduğunun tam olarak açıklığa kavuşturularak, zamanaşımı definin de buna göre değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900.00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak mümeyyiz davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ... dışındaki davalılara iadesine, 18/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10686, K. 2012/8343, 18 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/10686
Karar No
2012/8343
Tarih
18 Mayıs 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/10687 K.2012/8344
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/10688 K.2012/8345
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2010/10688 K.2012/17482
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2010/10689 K.2012/17483
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2010/10713 K.2012/17484
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/10774 K.2012/20169

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.