KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10703 E., 2010/11517 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.02.2008 gün ve 2006/97 - 2008/92 sayılı kararı bozan Daire’nin 13.05.2010 gün ve 2010/5417 - 2010/5334 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin ortağı olup, genel kurullarda alınan kararlar gereğince ödemekle yükümlü bulunduğu aidatlarını zamanında ödemediğini, bazen geciktirerek ödediğini, bu nedenle hakkında icra takibine geçildiğini, davalının takibe itiraz etmesi sonucu takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek,
asıl davada davalının takibe yönelik itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini, birleşen davada ise davalının ortaklıktan istifasının geçerli bir istifa olarak kabul edilmesi sonucu açılan itirazın iptali davasının reddine karar verilmesi durumunda davalıya müvekkili kooperatifin ortağı olması nedeniyle tahsis edilen bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptalinin gerektiğini ileri sürerek, sözkonusu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili kooperatif adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece,bilirkişi raporuna itibar edilmeyerek,davalının şartlı istifasını kabul etmeyen davacı kooperatifin alacağının tahsilini isteme hakkının bulunduğu,asıl davanın istifanın geçerli olduğu gerekçesiyle reddi halinde terditli olarak açılan birleşen davanın, üyeliği devam eden davalının tapusunun iptalinin istenememesi nedeniyle yerinde olmadığı gerekçesiyle,birleşen davanın reddine, asıl davanın kısmen kabulü ile birikmiş gecikme zammına ilişkin 1.309,19 YTL’lık kısmın kabulüne, asıl alacağa ilişkin bölümün tümü ile birikmiş gecikme zammının 2.927,81 YTL’lık bölümünün reddine,
takibin icra takibine kadar birikmiş 1.309,19 YTL gecikme zammı üzerinden sürdürülmesine, anılan miktarın % 40’ı olan 523,68 YTL icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına dair verilen karar,birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazları reddedilip,bozma ilamında yazılı gerekçelerle asıl dava bakımından davacı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, her iki dava bakımından karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Asıl davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup, asıl davada sadece davacı vekili, davanın kısmen reddine yönelik hükmü temyiz etmiş ve bu bölüm davacı yararına bozulmuştur. Davalı yan ise, temyiz isteminde bulunmamıştır. Asıl davanın kısmen kabulüne yönelik kararın kesin olduğundan bozma kararı verilemeyeceği gerekçesiyle yazılan karar düzeltme itirazı yerinde olmadığı gibi, asıl davacı yararına yapılan bozmaya yönelik karar düzeltme itirazında hukuki yarar bulunmadığından, asıl davada davacı vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2-Birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarına gelince;
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, birleşen davada davacı vekilinin HUMK'nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10703, K. 2010/11517, 9 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama