KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10814 E., 2010/9952 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.03.2008 tarih ve 2006/312 - 2008/109 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirketin ilk kuruluş aşamasındaki ortağı olduğunu, ortağı olması nedeniyle şirketin ilk kuruluş giderlerini karşıladığını, yine şirketin devamı ve güçlenmesi için gerek mal, gerek nakit olarak sürekli destek verdiğini, daha sonra davalı şirketin şirketin hisselerinin satılmasına karar verildiğini ve devir işlemlerinin yapıldığını, hisse devri yapılana kadar sürekli olarak mal ve para desteği yapılmış olmakla, müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, müvekkili şirketin hisselerinin devrinin akabinde şirket hisselerini devralan şirket ile müvekkili şirket arasında ek protokol imzalandığını,
para ve mal alışverişi nedeniyle cari hesap bakiyesi olarak 457.183,960.957.-TL müvekkilinin alacaklı olduğunu ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin hisselerini müvekkiline satmadığını, dava dışı yabancı bir şirkete sattığını, söz konusu edilen 27.02.2004 tarihli hisse devir sözleşmesinin özel hükümlerinin toplam altı maddeden oluştuğunu, bu sözleşmenin müvekkilini ilgilendirme- diğini, davacının kendi lehine yorum getirdiğini, müvekkilinin talep edilen miktar kadar borçlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davalı şirketin kuruluş aşamasında kurucu ortağı olduğu, ortaklığının devamı sırasında şirkete para desteği yaparak para verdiği ve konusunda gerekli olan malları tedarik ederek davalı şirkete sattığı, ticari defter ve dayanakları belgeleri ile sözleşme ve para akışına ait dekontlardan anlaşıldığı, dolayısı ile davacı şirketin davalıdan 377.616,26 YTL alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, karar başlığında davacı şirketin unvanında yapılan yanlışlığın maddi hataya dayalı olmasına ve mahalinde düzeltilmesinin mümkün bulunmasına, esasen sonradan olsa bile dava açan vekile vekaletnamenin verilmiş bulunmasına nazaran davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10814, K. 2010/9952, 11 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama