KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10828 E., 2012/14236 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/03/2010 tarih ve 2008/454-2010/114 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25/09/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. .....ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin otomotiv yan sanayi alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, ‘havalandırma ve acil çıkış kapağı’ adlı buluşun davalı adına tescil edildiğini, anılan buluşun yeni olmadığını, daha önce piyasaya sunulduğu gibi başka bir faydalı model konusunu oluşturduğunu, tescil edilebilirlik özelliği taşımadığını ileri sürerek, hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili buluşunun yeni olduğunu, alüminyum kesiti, açma ve kapama sistemleri, iç kapama, ABS parçaları v.s itibariyle piyasadaki ürünlerden tamamen farklı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı adına tescilli faydalı modelin tescil tarihi itibariyle yenilik özellik taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı adına tescil edilen faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
‘Havalandırma ve acil çıkış kapağı’ adlı faydalı modelin davalı adına tescil edildiği hususu tartışmasızdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, bu faydalı modelin yeni olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı, davalı adına tescilli faydalı modelin yeni olmadığını, otomotiv sanayinde öteden beri kullanıldığını, hatta Almanya’da faaliyet gösteren firma adına tescil edilen incelemeli patentin aynısı olduğunu, yenilik getirmediğini ileri sürmüştür.
Mahkemece, davalı adına tescil edilen faydalı modelin yeni olmadığı yönünde görüş bildiren bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı gerekçeyle hüküm kurulmuştur. Ancak, davalı vekili müvekkili adına tescilli faydalı modelin, davacının delilleri arasında yer alan dava dışı firmanın adına tescilli incelemeli patentten farklı olduğunu, özellikle işlevsel anlamda yenilik içerdiğini açıklayarak itirazda bulunmuştur.
Bu durum karşısında, uyuşmazlığın tamamen özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği, davalı vekilinin işlevsel bakımdan faydalı modelin yenilik içerdiği yönündeki esaslı itirazları da dikkate alınarak, bilirkişi kurulundan ek rapor alınması, davalı faydalı modelinin yenilik içerip içermediğinin tereddüde neden olmayacak biçimde açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10828, K. 2012/14236, 25 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama